Fırsatçılık; güç durumları, içinde bulunulan koşullara göre uygulamayı amaçlayan çirkin ve insanlık dışı bir bencilliktir ve söz konusu bencilliğin alanı oldukça geniştir. Son zamanlarda tanık olduğumuz fırsatçılığın en önemlisi, coronavirüs nedeniyle birçok ihtiyaç kalemine aşırı zam yapılmasıdır sanırım. Gıda maddeleri ve yanı sıra temizlik maddelerinde fahiş fiyat artışlarının gerçekleştiğinin gözlemlendiğine değinen Rekabet Kurumu, bu haksız kazancı irtikâp edenlerin tespit edilmesi durumunda kendilerine para cezası uygulanacağını açıklamış bulunuyor.
Serbest Piyasa Ekonomisi, rekabeti öngören bir sistem olmakla birlikte söz konusu rekabetin işlemesini sağlayacak önlemler alınmadığından “fırsatçı şeytanlar” olarak ifade edilenler, rekabet yerine fiyat artışlarında anlaşma yoluna gidiyor ve bu ekonomik sistemi; “istediğimiz fiyata satarız” zihniyetiyle kullanıyorlar. Gereken rekabet sistemini rayına oturtacak önlemler alınmadığına göre “rekabeti bozucu önlemlerden” söz edilemez ve bu gerçeğin göz önünde bulundurularak rekabeti sağlayacak önlemlerin neler olabileceği noktasına kafa yorup uygun mütalaa edilecek önlemleri yaşama geçirmek daha isabetli olacaktır.
Bu önemli konuda da denetim mekanizması, başka konularda olduğu gibi çok yetersiz kalıyor ve zaman/zaman tüketicilerce yapıldığı belirtilen şikâyetlerden sonuç alınmaması üzüntü uyandırmaktadır. Bazı yurttaşlar dile getirilen tüketici haklarının yeterince anlatılamıyor olmasının da şikâyetlerin en asgari düzeyde kalmasına yol açtığı görüşündeler ve bu görüşün de yabana atılmaması gerekir.
Fırsatçılık alanları sayılamayacak kadar çoktur ve vatandaşlarımızın “fırsatçı şeytanlar” gözüyle baktığı fırsatçılara karşı el birliğiyle karşı durmadıkça bizlere zarar vermeye devam edeceklerdir. Coronavirüs’ünün yol açtığı ortamdan istifade etmek amacıyla fırsat kullananlar için çoğu vatandaşlarımızın tepkisine de tercüman olarak “Allah belalarını versin” diyorum. Belli olmaz, yüce Mevlam bu mübarek aylarda halkımızın bedduasını belki de kabul eder.