Yusuf Salih Arıtürk

'FAİZ SEBEP, ENFLASYON SONUÇ'

Yusuf Salih Arıtürk

Özellikle dışarıdan gelen finansmanın kurumasına doğru giden asıl vurucu adımlar 2018 yılı başlarında atıldı ve bu adımların ilki sayın Cumhurbaşkanının iktisat teorisine ters olan “faiz sebep, enflasyon sonuç” olarak özetlenen ekonomi yaklaşımının net bir şekilde hayata geçirilmeye başlanması, ikincisi de damat Berat Albayrak’ın ekonomiden sorumlu bakan olarak atanması olmuştur.. 2018 başlarında sayın Cumhurbaşkanı faizlerle ilgili yaklaşımını net bir şekilde ortaya koymaya ve enflasyonla mücadele için faizlerin yükseltilmeyeceği mesajını vermeye başladı ve o senenin Mayıs ayında Londra’da Türkiye’ye yatırım yapan yabancı fon yöneticileriyle yapılan toplantıda da bunu kararlı bir şekilde ifade etti.. Temmuz ayı başlarında da Berat Albayrak ekonomiden sorumlu bakan olarak atandı.. Artık ekonomi politikalarının sayın Erdoğan’ın tercihleri çerçevesinde doğrudan damadı tarafından uygulanacağına ilişkin kanaat ülke içindeki ve dışındaki yatırım çevrelerinde belirginleşmeye başladı.

2018 yazında kurları ve ekonomiyi etkileyen başka bir gelişme ise rahip Brunson kriziydi.. Rahip Brunson’un tahliyesi Temmuz 2018’de mahkeme tarafından reddedilince ABD Başkanı Trump sert bir tepki gösterdi ve kurlarda çok ciddi bir sıçrama oldu.. Seneye 3.79 TL seviyesinde başlayan dolar kuru, kriz sırasında Ağustos ayında 7 TL’ye kadar çıktı ama Brunson tahliye edilip kriz yatışınca 6 TL’ye düştü ama artık daha aşağı inmiyor, ekonomideki riskler de büyüyordu.. 2019 yılı boyunca da enflasyon/kur/faiz dengesindeki gerginlik artmaya devam etti.. TÜİK’in bütün düşük gösterme çabalarına rağmen, enflasyon artıyor ama faizler düşük tutuluyor ve kurlardaki artış eğilimi sürüyordu.. Diğer yandan yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkışı durmaksızın sürüyordu.

Ülke ekonomisinde bunlar olurken, Mart 2020’de Dünya ve Türkiye Covid 19 illetiyle karşı karşıya kaldı ve ekonomilerde ciddi daralmaların sinyalleri gelmeye başladı.. Türkiye açısından iç piyasa özellikle turizm, yeme/içme, ulaşım gibi belirli sektörlerde keskin bir şekilde daralmaya başladı.. Bir yandan pandemiden zarar gören kesimlerin yardım talepleri artıyor bir diğer yandan özellikle turizm gelirlerindeki ciddi azalma nedeniyle döviz gelirleri keskin bir şekilde düşüyordu.

Pandemi, zaten zor durumda olan ve yurtdışından gelen fonların azaldığı bir ortamda ülkemiz ekonomisine ilave ciddi bir darbe vurmuştu.. Bu ortamda sıkışan hükümet, pandemiden zarar görenlere ancak ilave kredi imkanları sunabiliyor, bütçeden ödenen karşılıksız nakit destek diğer ülkelerle kıyaslandığında çok sınırlı kalıyordu.

Bugün ekonomide yaşanan daralmanın ana sebeplerinden bazıları tam olarak bunlardır.

Yazarın Diğer Yazıları