Yusuf Salih Arıtürk

EŞSİZ LİDER!..

Yusuf Salih Arıtürk

Kurtuluş Savaşımızın mimarı, Cumhuriyetimizin banisi ve ilk Cumhurbaşkanımız Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikalinin 83. yılında yarın bir kez daha minnet ve rahmetle anacağız.. Silah arkadaşları ve kendilerine güvenerek peşlerinden giden atalarımızın verdiği inançlı mücadeleyi büyük bir zaferle noktalayan başkomutanımız,  rahatlıkla halife olabilecekken halkın kendi kendini yönetme şekli olan fazilet rejimi Cumhuriyetle kucaklaştırdı halkımızı.

Devrimleri, fikirleri ve ileri görüşlülüğü ile yolumuzu aydınlatma hedefi güden Atatürk, tüm dünya ülkelerinin de saygınlık duyduğu bir liderdi ve ne yazık ki aramızdan çok erken ayrıldı. “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” diyerek bizlere emanet ettiği halk yönetiminin sonsuza dek yaşatılacağına olan inancını dile getiren ulu önderin, çok sayıda söylemleri vardır ve bunlardan biri de; “Ben diktatör değilim, benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar. Evet, bu doğrudur. Benim arzu edip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Bence diktatörlük, diğerlerini ram edendir.  Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak hükmetmek isterim” sözleri ile vurgulanmaktadır.

İşgal edilen yurdumuzu esaretten kurtararak halkımızı özgürlüğüne kavuşturmak için Samsun’da start verilen inançlı mücadele eşsiz bir zaferle sonuçlanmasaydı, Türkiye Cumhuriyeti diye bir ülke vücut bulmayacak ve bizler bugünkü adlarımızla işgal ettiğimiz mevkilerin sahibi olamayacaktık.

Büyük eseri Nutuk’ta verilen inançlı mücadeleyi tüm yönleriyle gözler önüne seren başkomutanımız, ülkemizin karşı karşıya kalabileceği tehlikeleri de sıralayarak yaşanacak tüm olumsuzlukları aşmak için muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğunu Gençliğe Hitabesi’nde vurgulamıştır. Ulu önderin dönemini yaşamamış olan yaşıtlarım, o dönemi yaşamış olan büyüklerinin anlattıklarına binaen  Atatürk sevgisiyle doludur ve bu sevgilerini gençlerle en üst düzeyde paylaşmaya gayret ediyorlar.

Üzülerek belirtmek isterim ki, kimi zaman ulu öndere hakaret etme küstahlığında bulunulması, anlaşılır gibi değil ve bu edepsizliğe tevessül ediliyor olmasına derin üzüntü duymamak da imkânsız bir durumdur. Dünyanın sayılı liderleri arasında yer alan başkomutanımızı yarın ebediyete intikalinin 83. yılı nedeniyle bir kez daha minnet ve rahmetle anıyor, milletimizin kendisini mumla aradığını vurgularken, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum. Mekanın cennet olsun gerçek ve tek başkomutan!..

Yazarın Diğer Yazıları