Merhum Süleyman Demirel anlatıyor; "39 yaşında başbakan oldum. Ana muhalefet lideri İsmet İnönü idi. Yeminle söylüyorum, onunla görüşmeye giderken dizlerim titrerdi. Ben alt tarafı çoban Sülü. O ise Garp Cephesi Kumandanı ve Türkiye Cumhuriyetinin ikinci adamı..."
Seçimlerden % 50 oy alarak başbakan olan Süleyman Demirel, meclisin ilk günü meclis binasında İsmet İnönü ile karşılaşır.
İnönü sorar;
"Meclisin kaç merdiveni var Süleyman, biliyor musun?"
Demirel; "Bilmiyorum!" der, beklemediği bir soruyu yanıtsız bırakan Demirel içten içe bozulmuştur.
Birkaç gün sonra yine mecliste İnönü'nün yanına giden Demirel, kulağına eğilerek; "Efendim, meclisin 220 merdiveni var!" der.
"Kime saydırdın?" diye sorar İnönü.
Demirel; "Bizzat ben saydım efendim!" der. Ve bunun üzerine İnönü'den tarihi bir söz duyar; "Bak Süleyman, lider odur ki zor işlerle uğraşsın. Lider basit işleri kendi yapmaz. Bak mesela ben meclisin kaç merdiveni olduğunu bilmiyordum ve sana saydırarak öğrendim..."
Evet, eski siyasilerden alınacak çok güzel dersler var. Şimdi ise sadece; kin, nefret ve düşmanlık öğreniyoruz.