Türkiye’mizin gün geçtikçe mevcut yönetim anlayışıyla daha da kötüye giden ve gitmeye devam etmesi bu kafalarla kaçınılmaz olan ekonomisi, en önemli meselelerden biridir.. Vatandaşlarımız bulunduğumuz ortamlarda böyle bir dönemde yoksulluğa ve geçim derdine önem veren bir hükümetin işbaşında olması gerektiğini net bir şekilde belirtiyorlar.
Geçtiğimiz Ocak ayında enflasyon rakamları açıklanırken, adeta iktidar partisinin bir birimiymiş gibi hareket eden TÜİK’in açıkladığı orana göre dahi Türkiye’de yıllık enflasyon Ocak ayında %48,69 seviyesine geldi.. Yani TÜİK’in resmi olarak açıkladığı enflasyonla dahi asgari ücrete yapılan zam daha insanların eline geçmeden buhar oldu gitti.. Neden; çünkü yıllık enflasyon %50.. Birileri bir sene için asgari ücrete zam yaptık diye böbürleniyordu ancak yapılmış olan zam kendi birimleriymiş gibi çalışan TÜİK’in resmi enflasyon oranına göre dahi buhar oldu ve yok oldu gitti.
Açıklanan enflasyon oranı son 20 yılın en yüksek seviyesi olurken, halkımız açlığa ve sefalete mahkûm edildi.. Bir de bu tablonun acı bir tarafı daha var.. Bağımsız araştırma gruplarının, akademisyenlerin ortaya koyduğu ve gerçek enflasyona çok daha yakın olan bir diğer oran, Türkiye’deki yıllık enflasyonu %115 olarak hesaplamış... Aylık enflasyon %15,52’dir ve aylıkla/yıllığı karıştırmamak gerekir.. Aylık enflasyonumuz zaten yıllık enflasyon kadar olmuş.. %15,52 aylık enflasyon, %115’de yıllık enflasyon.. Bunun anlamı ise, işçiye, memura, emekliye yapılan bütün maaş zamlarının tamamı buhar olmuş, uçmuş gitmiş ve işçi, memur, emekli Türkiye’mizde yine açlığa, sefalete mahkûm edilmiştir.. Bu ortamda elbette yoksulluk ve geçim sıkıntısı olur.. Elbette ki insanlarımız açlık ve fakirlik çekerler.. Hükümetin 20 senedir yaptığı, borç faiz zam ekonomisiyle milleti fakirleştirmek, arkasından da sadaka, erzak, kömür dağıtmak ve doğalgaz yardımı yapmak olmuştur.. Önce fakirleştiriyorsunuz, soğuk kış günlerinde yağmur gibi zamları yağdırıyorsunuz; elektriğe, doğalgaza, akaryakıta yağmur gibi zamlar ve ardından da yüce milletimize sadaka dağıtır gibi yardımlar yapıyorsunuz.. İktidarların görevi fakirleştirmek ve sadaka dağıtmak değildir.. İktidarların görevi, ülkede fakirliği ortadan kaldırmak, halkın alım gücünü ve refah seviyesini artırmaktır.
Ve merhum Demirel’in de söylemiş oldukları üzere; Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur!..