Pek çok genç, ilçelerden büyük şehirlere göç etmek istiyor.. Bu ülkenin evlatları, kendi ülkesinden umudunu neden kesti.. İlçelerden illere, illerden de başka ülkelere göç etmeye çalışan genç bir nüfusumuz var.. Aileler de mutsuz.. Koskoca ülke tükenmişlik sendromu yaşıyor ve depresyona girmiş bir halde.
Gençlerimiz, ülkemizde ateş pahası ve hiç kimse bir gün sonrasından dahi emin değil.. Resmi gazetenin internet sitesinin başında milyonların beklediği bir başka ülke var mı diyerek sıkıntılarını dile getiriyorlar bulunduğumuz ortamlarda.
Evet, burada bir gün sonrasını öngöremeyen, bilemeyen gençlerden söz ediyoruz.. Amerika’daki, Avrupa’daki, Asya’daki gençlerle, bizim ülkemizdeki gençler arasındaki fark ne? Bizim gençlerimiz, kötü yönetimin, kötü uygulamaların sonuçlarını mı yaşıyorlar.. Batılısı, Asyalısı, bizim gençlerimizden daha mı zeki, daha mı kabiliyetli.. Oralarda gençlere sunulan imkanlar daha fazla.. Aradaki fark, nitelikli eğitime, teknolojiye erişimdir, özgürce düşünme ve düşündüğünü ifade edebilmektir.
Dert, tasa dolu gözler umut dolana kadar, boş kaynayan kazanlar aş dolana kadar, makamlar liyakatli kadrolara kavuşana kadar, vatandaşın yüzüne kapanan kapılar açılana kadar belli ki bu hep böyle gidecek.. Gençlerin kaçmak istediği değil, yaşamak istediği bir Türkiye’yi inşa edene dek hiçbir şey yoluna girmez.
Bazıları siyaset yaparken, toplumdaki mevcut fay hatlarını teperek kullanıyor, kutuplaştırıyor ve ötekileştiriyor.. Bazıları ise, gerçekleştirilemeyecek vaatler verip, günü kurtaran bir siyaset izliyor.. Bu kadar derdi taşıyan, bu kadar acıyı yaşayan bir toplum, böyle bir siyaseti hak etmiyor.. Eşitlik ve adalet talebini yüksek sesle haykıran vatandaşlarımız, eski siyaset anlayışını topyekûn reddediyor.. Yanlış politikalar nedeniyle her gün yoksullaşan halkımızın artık boş vaatlere prim vermesi gibi bir durum söz konusu dahi değil.. Halkımız gerçekleri net olarak görüyor ve siyasilerden de bu gerçekleri duymak istiyor.