Giresun’da yaşanan sel felaketinin yaralarını sarma çalışmaları devam ediyor ve yazımı karalarken selde kaybolan diğer yurttaşlarımızla ilgili yeni bir açıklama yoktu. Sel felaketinde zarara uğrayan vatandaşlarımızın çoğu dere yatağına ev inşa eden yurttaşlarımızdı ve ilgililer; “İkaz ettik ama dinlemediler...” anlamına gelen açıklamalar dile getirdiklerinden bazı eleştirilerin hedefi olmuşlardı.
Bu konuda yapılacak olan eleştiriler ölen yurttaşlarımızı geri getirmeyeceği gibi, karşı/karşıya kalınan zararları da telafi etmeyecektir ve bu nedenle önemli olan, yaşanan bu sel afetinden ders çıkarmak olmalıdır. Elbette vatandaşlarımızın dere yatağında konut inşa etmeleri ne kadar doğru değilse, yapılan konutlara ruhsat vermek, oralara elektrik ve su vermek de doğru değildir. Bu konuda söylenebilecek çok şey vardır ama şu an sadece bu felaketten ders çıkarılması gerektiğini savunarak uyarıda bulunmak en doğru olanıdır sanırım.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tahmini hava raporlarında, yaşanabilecek sel felaketlerine yönelik olarak bilgiler vermekte ve bu bilgilerin gereğince önemsenmesi durumunda yaşanacak bir başka sel felaketini daha az zararla atlatmak mümkün olacaktır. Geçen yıl Konsensüs Araştırma ve Danışma Şirketi tarafından icra edilen kamuoyu araştırmasında; ülkemizde güvenilir 10 kurumun ilk sırasında yer alan kurumun Meteoroloji Genel Müdürlüğü olduğu duyurulmuştu ve ben 2019 tarihinden önce bile Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzün çok güvenilir olduğuna vurgu yaparak uyarılarına kulak verilmesi gerektiğine dikkat çektiğimi anımsadığım için, Giresun’daki sel felaketinden sonra yaptığı yeni aşırı yağış uyarılarının önemsenmesi gerektiğinin altını çizmeyi görev telakki ettim.
Giresun’daki sel afetini yansıtan görüntülü haberleri TV ekranlarından izlerken, bundan böyle olsun dere yataklarında konut inşasını engelleyecek önlemlerin mutlaka duyarlılıkla alınmasının kaçınılmazlık arz ettiğini ve hatta başka yörelerin dere yataklarında aynı şekilde tehlike arz eden yerler varsa, neler yapılabileceği hususunun masaya yatırılarak vaziyet edilmesi gerektiğini düşünmeden edemiyorum. Yani söylemeye çalıştığım; yaşanan felaketlerden sayın ilgililer ders çıkarsınlar ki derin acılar yaşamayalım!..