Ülkemizde yaklaşık 12,5 milyon emekli var ve bunlar içinde taş patlasa iyi maaş alanların sayısı 2,5 milyonu geçmez sanırım. Milyonlarca işsiz yurttaşımızdan sonra insanca yaşam koşullarında zorlananlar emekli vatandaşlarımızdır ve işsizlerin çoğunu onların evlatları teşkil etmektedir. Yüksek ücret alanların işsiz çocukları olsa da, işsiz çocukları bulunan dar gelirli aileler gibi sıkıntıya düşmezler ve bunun nedeni ücret dengesizliğidir.
Milli gelir dağılımındaki adaletsizliğin en önemli halkasını teşkil eden ücret dengesizliğini gidermeye yönelik vaatler sürekli olarak lafta bırakılıyor ve ücretlere yüzde üzerinden yapılan zamlar, ücret dengesizliğini daha da büyütmektedir. Milyonlarca emekli, insanca yaşam koşullarına ayak uyduramamanın feryadı içindeyken birkaç gün önce maaşlarından bazı kesintiler yapılacağı, iki Bayram ikramiyelerinin iptal edileceğine yönelik yapılan seslendirmeler çok büyük tepki toplamıştı ve anında bu bağlamadaki haberlerin aslı/astarı olmadığı vurgulanarak yalanlandı.
Ücret dengesizliğinin kurbanı olan emeklilerin ücretlerinde kesintiye gitmeyi düşünmek, milyonlarca insanımızın mağduriyetini daha da tırmandıracak ve haliyle emeklinin tepkisi, tahminlerin üstünde bir öfkeye dönüşecekti. Her sağduyu ve vicdan sahibi yurttaşlarımız gibi bu görüşü taşıdığımdan, asılsız oldukları belirtilen haberlerin kritiğini yapmayacağım. Sadece şunu samimiyetle ifade etmek isterim ki, yıllardır mağdur edilen bu insanlarımızın durumlarını iyileştirecek uygulamalara gitmek yerine insanca yaşama standartlarının çok/çok gerisinde olan ücretlerinde bir kesintiye gidilirse, günü geldiğinde bu kararı alanları seçim sandıklarına gömerek cezalandıracaklardır. 12,5 milyon emeklinin 10 milyonu bir araya gelerek kurulacak bir yeni siyasi partinin etrafında kenetlense, ya da bir araya gelerek siyasi parti kurarlarsa, ikişer oydan 20 milyon oy sahibidirler ve geçmiş seçimlerde siyasi partilerce alınan oyların muhasebesi yapıldığında, hiçbir siyasi partinin böylesine blok bir oya sahip olmadığını görmemek için kör olmak gerekir. Bu düşünceler içinde bir kere daha belirtmek isterim ki, emekli vatandaşlarımız, güçlerini bir çatı altında toplayarak başkalarından şefaat dilemekten kurtulabilirler. Yani, demek istediğim şu ki; iktidarı olsun, muhalefeti olsun, mağdur edilen emekliyi çileden çıkarmama noktasında duyarlı olmalıdırlar!.