Zamanında eski Başbakanlarımızdan merhum Prof.Dr.Necmettin Erbakan tarafından günlük hayatımıza giren ve seçim meydanlarında dile getirilen ücret ve maaşları eşel mobil sistemine göre ayarlayacağız şeklindeki söylemi ile tanıştığımız bir kavram oldu.
Eşel Mobil kelimesi seçim meydanlarında dile getirilirken, gazetelerde yazıldı, radyo ve televizyonlarda çok konuşuldu.
Fransızca “Echelle Mobile” sözcüğünden dilimize (hareketli ölçek) olarak çevrilen bu kavramı Türkçe okunuşuyla eşel moib şeklinde söylerken, ne anlama geldiğini de kendimize göre değerlendirdik ve bu sistemden ücret ve maaşların enflasyona göre artırılmasını anladık.. Kavramı dilimize kazandıran dönemin siyasetçileri de bunu demek istemişti zaten.
Çalışanların ücretleri, memur ve emeklilerin maaşları en az enflasyon oranında artırılacak anlamına gelmekteydi ve hatta buna bir de refah payı eklenecekti.
Buna, ülkemizi yönetenlerin dilinden düşürmediği çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmeyeceğiz söyleminin Fransızcası diyebiliriz.
Kim ne derse desin ülkemiz 2001 yılında yapılan seçimler sonucu yönetime gelenlerce çok farklı bir döneme adım atmış oldu.. Enflasyonun tek haneli rakamlara düştüğünü gördük ve bu nedenle ücret ve maaş artışları da küçük oranlarda gerçekleşti.. Dolayısıyla bu sistem hiç de gündeme gelmedi.. Enflasyon canavarının boynunu vuran yönetim, ücret ve maaş artışlarını da buna göre ayarladı.
Yakın tarihimizde yeniden hortlayan enflasyon canavarı eşel mobil sistemini de yeniden gündeme getirdi.. Ülkemizde yaşanan fiyat artışları kadar ücret ve maaşlara da artış yapılması beklentisi ortaya çıktı.
Dahası, bu artış sadece enflasyonun götürdüğünü yerine koyabiliyor, insanlarımız sadece günü kurtarabiliyorlar ve daha iyi yaşamak için ek bir refah payına ihtiyaç duyuyorlar.
Bir de bu artışları hangi sıklıkla yaptığınız önemli.. Mesela asgari ücrete yılda bir defa artış yaparken, memur ve emekliye yılda iki defa yapıyorsunuz, hepsi bu.
İyi de son aylarda fiyat artışları her gün yaşanır oldu ve bu artış oranıyla asgari ücretli vatandaşlarımız bir yıl nasıl dayanacaklar, memur ve emekliler altı ay nasıl ayakta kalacaklar diye düşünen yok.
Ülke ekonomisinde istikrarı sağlayana kadar eşel mobil uygulaması aylık olarak uygulanmalı ve hatta devamında da her ay ücretler ve maaşlar güncellenmelidir.. Daha istikrarlı günlere gelemedik diyorsunuz, doğrudur ancak fiyat artışları kontrolsüz bir şekilde sürüyor.. Öyleyse ücret ve maaş ayarlamaları da aylık olarak yapılmak zorundadır.. Hatta üzerine refah payı da koyularak yapılmalıdır.
TÜİK’in enflasyon olarak açıkladığı rakamlar tartışılsa da en az resmi enflasyon kadar her ay ücret ve maaş artışlarının hayata geçirilmesi gerekiyor.. Asgari ücretin de aylık olarak düzenlemeniz gerekir.
Ülkemiz insanları fiyat artışları nedeniyle nefes alamaz hale getirilmiş ve
enflasyon en çok ücretli ve maaşlı kesimi ezip geçiyor.. Sayın Bakan da söyledi; Bu sistemde en fazla sabit ve dar gelirliler eziliyor.. Tuzu kuru olanların işi her zaman tabii ki iyi olur.
Yeme içme yerlerini doldurmak, son model arabalara binmek, lüks konutları satın almak enflasyonun halk üzerindeki etkilerini gösteren gerçek ölçütler değildir ve maşallah
tüm satışlarda artış
var diyerek ve bunları baz alarak toplumsal gerçekleri saptayamazsınız.
Krizin bedelini ödeyenleri hepimiz biliyoruz.. Yapılacak olan uygulamalar dertlerine çare olmayacaksa hiç yapılmasa da olur.
Milletimiz, ücret ve maaşların aylık enflasyona göre her ay yeniden düzenlenmesi taraftarıdır.