Yusuf Salih Arıtürk

DIŞ YATIRIMCILARI BEKLİYORUZ!.

Yusuf Salih Arıtürk

Ülkemiz ekonomisiyle ilgili olarak yapılan açıklamalar, kamuoyumuzu tatmin etmiyor ve bu görüş; “Ülkemiz için ifade edilen büyüme oranı, biz vatandaşlara yansımıyor” sözleriyle dile getirilmektedir.. Ekonomideki büyümenin vatandaşlara yansımaması durumu, ifade edilen büyüme oranının  sözde, ya da adı var, kendi yok anlamına gelen nominal bir büyüme olmasından kaynaklanmaktadır.. Şayet gerçek, yani reel bir büyüme gerçekleşmiş olsaydı vatandaşlarımızın da bundan nasiplerini alması gerekirdi.. Tam bağımsızlık ilkeleri içinde en önemlisi olan ekonomik bağımsızlığa gereken önemi veren ülkeler, ulaştıkları ekonomik güç sayesinde, sorun ve beklentilerini çok daha rahat şekilde gerçekleştirme şansına kavuşurlarken, önemsemeyen ülkeler başka ülkelere muhtaç durumda kalır ve refahsızlık bataklığına gömülür o ülkelerin insanları.. Ekonominin güçlü kılınmasında daha çok üretme faktörü de önem taşır ve bu faktörden arzu edilen sonucun alınabilmesi, insan gücünün atıl durumda bırakılmaması ile mümkündür.. İşte bu noktayı dikkate aldığımızda, halen milyonlarca insanımız gücünün atıl durumda olmasını önemli bir talihsizlik olarak görüyor ve büyük üzüntü duyuyoruz ülkemiz ekonomisi adına.

Sayın Cumhurbaşkanımız son açıklamasında;

Buradan menşeine, rengine, inancına bakmaksızın tüm yatırımcılara bir kez daha sesleniyorum, gelin Türkiye'ye yatırım yapın. Dün ülkemize yatırımlar yapanlar bugün büyüyen pazarları ve artan kazançları ile bunun meyvelerini topluyorlar. Bugün yatırım yapanlar da çok kısa bir sürede aynı kazançları elde edeceklerdir. Artık ülkemizde yapılacak yatırımların ölçek olarak iç piyasayı veya bölge pazarlarını aşarak küresel düzeyde tasarlanması ve gerçekleştirilmesi gerekiyor

sözleriyle yatırımcıları ülkemize davet etti.. Küreselleşen dünyamızda ekonomiyi güçlendirmenin bir başka önemli faktörü, yabancı yatırımcılardan yararlanmaktır ve bu beklentide umulanı elde edebilmek için öncelikle yabancı sermayenin ülkemize girişine

“engel teşkil edebilecek”

olumsuzlukları gidermek şart.. Söz konusu olumsuzlukların en önemlisi, yatırım yapılacak ülkedeki

“demokrasinin içeriğidir”

ve bu konuda çekilen dikkatlere kulak vermek, halkımızın ve ülkemizin menfaatinedir.. Yabancı sermaye girişi konusuna gelecek olursak;

“Doğrudan yatırımlar, 15 sene önceki seviyenin yarısına düştü…” diyebiliriz ve “Hiçbir ekonomik kazanım, demokraside ilerleme sağlanmadan kalıcı ve sürdürülebilir olamaz.

Ülkemiz ekonomisinin bir zamanlar içine düştüğü durum unutulmuş değildir ve o dönemlerde dış odaklar ekonomimizi hedef alıyorlardı söylemleri dillere pelesenk olmuştu.. Bunun içindir ki, tam bağımsızlık ilkeleri içinde en önemli olan ekonomik bağımsızlığı tam anlamı ile kucaklamak için yetkililerimizin azami duyarlılık seferber etmeleri gerektiğini vurgulamak isterim.. Dış yatırımcıyı sözle davet ettiğiniz zaman dış yatırımcı öyle hemen çıkıp gelmiyor maalesef..

Ülkemizde gerçekleşen büyümenin vatandaşlarımıza yansımasını ve başka ülkelerden yatırımcı gelmesini sağlayacak

“gerçekçi”

önlemlerin bir an önce alınması dileklerimle.

Yazarın Diğer Yazıları