Çok sayıdaki atasözlerimizin nasihat veren, düşündüren özellikleri vardır ve günümüze ulaşan anlamlı sözlerden de gereken dersi BUGÜNE DEK çıkarmamışız gibi.. Yaşam koşullarının verdiği tecrübeler doğrultusunda dile getirilen atasözlerimiz önemsemiş olunsaydı, çekilen sıkıntılar da asgari düzeyde kalırdı.. Çok sayıdaki atasözlerimiz arasında savurganlık ve israfla ilgili olanları da var ve; “Har vurup harman savurma.. Bugünün işini yarına bırakma.. Ayağını yorganına göre uzat.. Sakla samanı, gelir zamanı.. Damlaya/damlaya göl olur..” diye ifade edilenlerini herkesler bilir.. Bu sözlerden; “Sakla samanı, gelir zamanı” atasözümüz, gereksiz görülen şeylerin günün birinde lazım olabileceği anlamını içeriyor ve bu içerik doğrultusunda kritik yaptığımızda, özelleştirilerek neredeyse yok pahasına elden çıkarılan tesislerimizi anımsadım.. Aynı tesisler bugün yeniden kurulmak istenirse, satıldıkları fiyatın 20 katına dahi çıkarılamaz ve ilk açıldıklarında üreten, istihdam sağlayan ve ekonomiye kazandıran bu tesislerimiz, daha sonra siyasilerin arpalıklarına dönüştürüldüğü için devletin sırtında kambur oldular.. İşsizliği önlemek ve daha çok üretmek için başka tesisler açma gayretine girmesi gereken zat-ı muhteremler, daha kolay olanı tercih ederek adeta bedava sayılabilecek fiyatlarla elden çıkardılar.. Geriye kalan birkaç tesisin de özelleştirilmesi gündemde ve bu konuda vatandaşlarımız; “Yazık oldu satılan tesislere” diye tepki gösteriyorlar gece yarısı yedikleri (!) elektrik, doğalgaz ve LPG zamlarının ardından!..
“Har vurup, harman savurma” sözü ise bir maddeyi ya da parayı gereksiz yere ve hesapsızca harcama anlamına gelir ki, akan yıllar içinde bu atasözümüze de riayet edilmediği gerçeğiyle karşı/karşıyayız şimdi.. Mareşal/Gazi ve tek Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde eşsiz bir zaferle noktalanan Kurtuluş Savaşından sonra ülkemizin borçları kısa zamanda tasfiye edilmiş ve o dönemin imkansızlıklarına rağmen önemli hizmetlere imza atılmıştı.. Bedavaya elden çıkarılan tesisler de, o dönemin istihdam ve üretim azmini simgeleyen hizmetlerdi.. Dünyanın kendi/kendine yeterli 7 ülkesinden biriyken günümüzde tarım ürünlerinin çoğunu başka ülkelerden ithal ediyoruz.. Her alanda savurganlıkları önlemek için ciddi önlemler alındığı taktirde, ülkemiz kısa zamanda içine düştüğü ekonomik sıkıntıyı aşma şansı bulabilir.. Önemli olan, özellikle ülkemizde had safhada olan, yolsuzluk içeren savurganlıkların çok ağır şekilde cezalandırılmasını öngören yasaları hayata geçirmektir ve bu beklentinin bir an önce dikkate alınması kaçınılmazlık arz etmektedir!..