Sabaha karşı özellikle Antalya ve Mersin'de net şekilde hissedilen depremin ardından bölgede yaşayan vatandaşların paniğe kapıldığını öğrendiğim yakınlarım, depremin Kıbrıs'ta da hissedildiğini belirtirlerken, depremin merkez üssünün Mersin'in Anamur ilçesi açıkları olduğu belirlendi.
Ülkemizin her noktası afet riski altında bulunuyor ve afetin önüne geçmek mümkün olamayacağına göre her zaman için böyle bir tehlikeyle karşı karşıya kalınabilir.. Bu nedenle afetin en az zararla atlatılmasına yönelik önlemler dışında yapılabilecek bir şey kalmıyor ve ülkemizde depreme dayanıklı konuma getirilmesi gereken mesken sayısı tahminen 10 milyon civarındadır.
Teknolojik ve bilimsel gelişmeler sayesinde depremlerdeki can ve mal kaybının en az düzeye indirebildiği, afetin sık/sık yaşandığı bazı ülkelerde alınan önlemlerden biliniyor ve ülkemizde de aynı önlemlerin alınmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması gerektiği kamuoyumuzca da paylaşılıyor.
Hiçbir şey can kadar önemli olmadığına göre, depremle yaşamak mecburiyetinde kalan başka ülkelerde olduğu gibi afete yönelik önlemler, her türlü hizmetin üzerinde görülmelidir.. Depreme dayanıklı konuma getirilmesi gereken yaklaşık 10 milyon meskenin 15 yıllık bir zaman alabilecek olması, olası bir depremde yaşanabilecek can kaybı açısından vatandaşlarımızı haklı olarak endişelendirmektedir.
Doğa afetinin önüne geçmek mümkün değil ama, yaklaşık 10 milyon olarak tahmin edilen depreme dayanıksız meskeni dayanıklı hale getirme sürecini 15 yılın altına düşürmek mümkün.. Bu beklentinin her türlü hizmetten çok daha önemli olduğu dikkate alınırsa, sözü edilen 15 yılı 7/8 yıla indirmek hiç de zor değil.. 1999 yılından önce birçok kez deprem gerçeğiyle yüzleşen ülkemizde ne yazık ki çok sayıda can kaybı yaşandı.. Bu nedenle, olası deprem afetlerinde can ve mal kaybının en aza indirilmesi noktası, her türlü hizmetten daha çok önemsenmelidir derken, bu önlemler içinde depreme dayanıklı olmayan meskenleri bir an önce dayanıklı hale getirmenin öncelik arz ettiğini de vurgulamak isterim aynı zamanda.. Bu arada, ilimizin birinci derecede deprem kuşağında yer aldığının deprem uzmanlarınca ifade edildiğini de anımsatarak; “Yukarı Siirt” denilen yerlerin bir an önce kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmesi beklentisine dikkat çekiyorum tekrardan.