Dünyanın tüm ülkeleri, karşı/karşıya kaldığı coronavirüs’üne son verecek ilaç ve aşısını bulmanın arayışını sürdürüyorlar ve zaman/zaman bazı ülkelerde aşısının bulunduğu açıklanmakta ise de kullanılma aşamasından uzak oldukları, tıp otoritelerinin ifadelerinden anlaşılmaktadır. İki gün önce Japonya’nın da virüsü 7 dakikada yok edecek bir cihaz geliştirdiği haberlerini izlerken, bir kez daha inşallah yapılan açıklamaların yaşama geçirilmesi önünde engel kalmaz niyazında bulundum. Ülkemizde de virüsün aşısını veya ilacını bulmaya yönelik çalışma devam ediyor, ancak; günümüze dek müjde teşkil edecek bir sonuca ulaşılmış değildir.
Japon şirketi Ushio’nun Columbia Üniversitesi ile birlikte geliştirdiği cihazın, insanların gözlerine ve cildine zarar vermeden 6/7 dakika içinde hava ile yüzeydeki virüs ve bakterilerin %99’unu öldürdüğü açıklamasının yaşama geçirilmesinde sıkıntı olmayacağı kesinlik kazanırsa, şüphesiz tüm ülkeler bu cihazdan yararlanma şansı bulacaklardır derken, ülkemizde pandemi vakalarının artması ve yaşamlarını yitiren insanımız sayısının çoğalması durumunun duyulan endişeleri büyüttüğünün de altını çizmek isterim. Her gün vakaların seyrine ilişkin yapılan açıklamalar, son zamanlarda zihinlerde soru işaretlerinin oluşmasına yol açıyor ve salgını en az zararla atlatmak için, günlerdir belirtildiği gibi; sosyal mesafeye, maske takmaya ve hijyen kurallarına uymamız gerektiğine dikkat çekilmektedir.
Satışa sunulan maskelerin belirlenen standartlara uygun olup/olmadıkları hususunun mutlaka sık/sık denetlenmesi gerektiği görüşünü paylaşan çoğu vatandaşımız, zaman/zaman ülke genelinde gerçekleştirilecek denetimlere yönelik açıklamalar yapıyor ve “Şu gün denetim icra edilecek denildiğinde, kurallara uymayarak başkalarının sağlığına zarar verme aymazlığında bulunanlar, o gün yakayı ele vermemek için tedbirli olma şansı bulurlar” diyorlar.
Kurallara uymayıp başkalarının sağlığını tehlikeye atmak suçtur ve bu suçu işlemeyi sürdürenler için caydırıcı cezalar şarttır. Sosyal mesafenin ihlal edilmesinde en önemli etken olan kalabalıklara meydan vermemek gerektiğine de bu vesileyle tekrardan dikkat çekiyorum. Pandemiden ne zaman kurtulacağımız belli olmadığına göre kendimizi koruyacak önlemleri almanın kaçınılmazlık arz ettiği unutulmamalı!