Çok elverişli bir tarım potansiyeline sahip ülkemizin son zamanlarda başta Buğday olmak üzere birçok tarımsal ürünü başka ülkelerden ithal etmek mecburiyetinde kalması, üzücü olduğu kadar düşündürücüdür ve zaman -zaman bu olumsuzluğun giderileceğine yönelik yapılan açıklamalara rağmen, önemli sektörde gerileme yaşandığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Et ihtiyacımızın karşılanması konusunda şu an için ithalat yapmaya gerek olmadığını dile getiren Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin; “Türkiye’nin önemli bir ihtiyacı yok, bir ihtiyaç olursa tekrar ithal ederiz..” derken, “Tarım, savunma sanayinden daha önemlidir. En temel ihtiyacımız tarım ve gıda. Bu anlamda tarımın her zaman her şeyden daha önemli konumda olduğunu söylüyorum..” ifadelerini kullandığını da medyadaki haberlerden takip ettikleri anlaşılan bazı vatandaşlarımız; “Sayın Bakanımızın, tarımın her şeyden daha önemli olduğunu dile getiren görüşüne katılmamak mümkün değil… Bir zamanlar tarım sektörü sayesinde dünyanın kendi kendine yeterli 7 ülkesinden biri olan ülkemizin şu an birçok tarımsal ürünü başka ülkelerden ithal etmek mecburiyetinde kalması çok üzücü ve bir o kadar da düşündürücüdür... Önemli konuda gelinen nokta, takip edilen yanlış tarım politikalarının bir sonucudur.. Bu nedenle sayın Bakanımızın 2021 yılından sonra Et ithalatına ihtiyaç duyulmayacağını belirtirken, her şeyden daha değerli olduğuna vurgu yaptığı tarım sektörünün içinde bulunduğu çıkmazdan kurtarılmasına yönelik ciddi ve gerçekçi önlemler almasını temenni ediyoruz...” diyorlar.
Gerçekten de Tarım ve Orman Bakanımız sayın Bekir Pakdemirli’nin belirttiği gibi, en temel ihtiyacımız tarım ve gıdadır. Ülkemizde bu temel ihtiyaçların en iyi şekilde karşılanmasını sağlayacak potansiyel vardır. Önemli olan bu potansiyeli en iyi şekilde kullanabilmek için neler yapılması gerektiğini sağlıklı şekilde saptayarak bir an önce hayata geçirmektir ve beklentinin gecikmesi durumu, tarım ile hayvancılık konusunda söylenenleri geçmişte olduğu gibi yine lafta bırakacaktır. Sahip olduğumuz elverişli tarım ve hayvancılık potansiyelini bir an önce en iyi şekilde değerlendirmedikçe, ülkemizin sağlıklı olarak kalkınması beklentisinde umduğumuzu yine bulmayacağız. Bu nedenle, azimle söylenenlerin arkasında durulmasını temenni ediyorum.