Bazı haklılıklar vardır ancak, hangi ülkede alım gücü ülkemiz kadar düşük diye sormak lazım. Dolar dün yine kudururken, artmaya devam ettikçe enflasyon yükseliyor da doları yükselten kim? Dolar ne zaman gevşemeye başlasa, faiz düşmeli diye çıkış yaparak doların yükselmesini sağlayan kim? Enflasyonu düşürmeden faizi zorlama ile düşürerek doları yükselten kim?
Dolar yükselince her şey yükseliyor ve enflasyon patlıyor. Mesela Rahip Brunson bırakılmadı ve doların her gün %20 oranında arttığını gördük. Dolar her gün %10 ile %20 arası artmaya başladıktan sonra rahip bırakıldı. Madem rahip bırakılacaktı doların 1 haftada en az %50 artmasından önce neden bırakılmadı? Ülkemizde fiyatı yükselen hiç bir şey sonradan düşmüyor. Mesela rahip bırakılmasına rağmen dolar düşmedi. Daha önce Merkez Bankasının özerkliği kaldırılacak türünde konuşmalar oldu ve dolar yine yükseldi. Ardı ardına Merkez Bankası başkanları değiştiğinde doların sert bir şekilde yükselmesine neden olan kim? Ardı ardına görev değişikliği yapan kim?
2013 yılında %4.61'e inmiş olan, 2015 yılında %6.58 seviyesinde bulunan faizlere, bankalara ve Merkez Bankasına karşı başlatılan iktidar mücadelesinin ekonomiye faturası çok büyük olmuştur. Kim ne derse desin, göstere/göstere cari açıkla büyümeye devam ediyorsanız, bir türlü üretim ve yatırım reformu yapamıyorsanız, gıda enflasyonuna kayıtsız kalıp, bunun yerine ülkenizde ürettiğiniz her şeyin ithalatının da önünü açarak üreticiyi korumasız bırakarak yok ediyorsanız, gıda üretimi kendi/kendine yeten 6-7 ülkeden biri olarak sayılan ülkemizi, bugünün teknolojilerine rağmen, gıda ithalatçısı durumuna düşürüp, dünyada uzun süredir gıda fiyatları düşerken, gıda fiyatlarının enflasyona etkisinde başı çekmesine neden oluyorsanız, devletin otoyolu, köprüsü, enerji ihaleleri, kent hastaneleri, AVM kiralamaları, aklınıza gelebilecek her alanda özelleştirme, taahhüt ve kiralama işlerini döviz cinsinden belirliyorsanız, günü gelince milletimize bu faturanın kesilmesinin kaçınılmaz olacağını da bilmeniz gerekirdi.
"Faiz sebep, enflasyon sonuçtur" diyerek yanlışta ısrar etmenin hiçbir anlamı yok. Faiz bir sebep değil, ekonomileri iyi olmayan ülkeler için bir sonuçtur. Bir ülkede faizler ne kadar yüksekse o ülkenin ekonomisi o kadar sorunludur. Faizi düşürmek için önce enflasyonu yenmelisiniz. Üretime yöneleceksiniz ve böylece arz fazlası vereceksiniz. Arz fazlası olunca zaten fiyatlar ve enflasyon düşer; ardından faiz ve kurlar düşer. 2 sene önce hal yasası çıkarılacağı söylenmesine rağmen bu yasa hala çıkarılmadı ve milletimiz şu an 50 kuruşluk ürünü pazarda 10 TL’ye alıyor. Üretim deyince de akıllara sadece konut üretmek gelmesin bir zahmet.
Tüm dünyanın enflasyon ve faiz uygulaması aynıyken, biz tersini savunuyoruz. Peki, dünyada bizim gibi 3-4 ülke dışında enflasyon/faiz sorunu olan bir ülke daha var mı? Sorun yapısal reformlarla çözülebilir ama iktidara kim gelirse gelsin bunu yapmıyor. Sonuç ise dünyada faiz ve enflasyonu çözememiş birkaç ülkeden biri olarak kalıyoruz. Cefasını da halk çekiyor. Maalesef ekonomide ve daha birçok alanda bir türlü yapısal reformları yapamadık. Kimse şunu/bunu yaptık da bu kararlar alındı, bunlar yapıldı demesin. Hala ülkemizde enflasyon, kur, cari açık, yüksek faiz, yetersiz doğrudan yatırım, yetersiz üretim, katma değerli üretim eksikliği, eğitim, yargı reformları konusunda sorunlar sürüyorsa, halen yerimizde sayıyoruz demektir.
Yönetimsel hatalar, piyasadaki gerçekleşmelerin nedenidir. Üretim, enflasyon ve faiz sorununu çözmeliyiz ve bunun yolu da başta gıda olmak üzere, her alanda katma değerli üretimden geçiyor. Tabii aynı zamanda kamu olarak harcama kontrolü de çok önemli. Artık kimse konuyu siyasi taraftarlıkla sahiplenerek savunmaya da kalkmasın. Sonuçta böyle bir CDS, bu oranda bir SWAP TL faizi, böyle bir değersiz para neredeyse dünyanın en kötü ekonomilerinde bile yok denilebilir. Batık Yunanistan bile faizsiz borçlanma yapıyorken, biz enflasyondan, yüksek faizden ve TL’nin sürekli değer kaybetmesinden bir türlü kurtulamıyoruz.