Yusuf Salih Arıtürk

BU SÖKÜK DİKİŞ TUTAR MI?

Yusuf Salih Arıtürk

Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz ay BM Genel Kurulunda çok doğru bir şekilde; Yoksul toplum kesimleri, salgın karşısında kaderlerine terk edildi ifadelerini kullanmıştı. Aslında bu ifadeyle sayın Cumhurbaşkanı ülkemizde de yoksul toplum kesimlerinin salgın karşısında kaderlerine terk edildiğinin itirafında bulunmuştur.

Bu cümle ile; Türkiye’miz salgın döneminde vatandaşına milli gelire oranla en az destek sağlayan ülkelerden biri konumunda yer almıştır. Salgın döneminde vatandaşı borçlandırmakla övünülmeyeceği itiraf edilmiştir. Vatandaşa hibe vermeyip, borcu faiziyle geri almak itiraf edilmiştir.

Salgın dönemi boyunca çiftçi, esnaf, işçi borçlandırılmamalıydı. Gelirini kaybeden veya geliri ciddi anlamda azalan vatandaşlara doğrudan hibe desteği verilmeliydi. Gündelik kazanıp geçinen vatandaşlarımıza destek olunmalıydı.

Pandeminin ortasında Kanal İstanbul gündeme getirilerek, olmayan kanalın üzerinden geçecek köprünün ayağının temeli atıldı. Gitmeden önce büyük ihaleler verilsin mi deniliyor bilemeyiz ama bütün bunların tamamı normal bir ülkede idari ve yargı denetimine tabi tutulur.

Türkiye’mizde artık borç, borçla da dönmez bir hal almıştır. Son 3 ayda yeni takibe düşen kredilerin rakamı 2 milyar 246 milyona çıkmış durumdadır. Takibe düşen bireysel krediler, geçen senenin bu aylarını karşılaştırdığımızda 18 kat artmış durumda. Geçen seneye göre altı kat daha fazla vatandaşımız kredisini ödeyememiş ve takibe alınmış, bu durum kredi pompalamasının yansımasıdır. Ekonomideki çarpık zihniyetin sonucudur. Vatandaşlarımız geçinmek için borçlanıyorlar. Normalde ev ya da araba alırsınız borçlanırsınız ve borcunuzun karşısında bir varlık olur. Sürekli tüketmek, harcamak için borçlanıyorsanız bu yolun sonu olmaz.

Necip milletimiz, ülkemizde yoksulluğun, işsizliğin ve enflasyonun üstesinden gelecek, Türkiye’de aç ve açıkta kimseyi bırakmamak için gece/gündüz çalışacak, haysiyetli bir yaşam, insan onuruna yaraşır bir hayatı bu topraklardaki insanlara sağlayacak iktidarları hak ediyor.

Yanlış kararlar alarak aklın ve bilimin dışında işler yaparak, Merkez Bankası rezervlerini -52 milyar dolara düşürerek, dövizin kontrolünü elinden kaçırarak tüm bunların ardından fiyatlarla, etiketlerle mücadele ediyoruz diyerek bu işlerin yürümeyeceğini herkes bilir.

Maliyet artışlarının ve fahiş fiyatların sebebi tamamen yüksek kurdur ve dolar kuru dün itibariyle 9 lirayı da aşarak tarihi bir rekor daha kırdı. Kurun kontrolünü elinden kaçıran da bizzat yönetenlerimizdir.

Mevcut yönetim, panik halinde çekmeceleri açarak eski başarılarla övünmeyi de bırakmalıdır. Varsa geçmiş başarılarınızın üzerine yeni başarılar eklemediğiniz müddetçe her geçen gün biraz daha kaybetmeye mahkum olursunuz.

Kamu kaynaklarını kendilerine bağlayan, on yerden, on beş yerden huzur hakkı alanların huzurunu kaçırmadığınız müddetçe bu sökük dikiş tutmaz.

Yazarın Diğer Yazıları