Atalarımız, borç yiğidin kamçısıdır demiş olsalar da son yıllarda bunu biraz abarttık gibi duruyor.. Bayağı da alıştık ya da alıştırıldık da denilebilir.. Bir de adını “kredi” diye süsleyince her şey tamam..
Hani derler ya, uçan kuşa borcu var diye.. Bu ülkede yaşayıp da borcu olmayan yoktur diyebiliriz.. Bireyin bireye borcu yok artık, bireylerin bankalara borcu var.. Kişilerin büyük sermaye gruplarına borcu var.. Borçlanarak hayatı sürdürmek son 20 yılda bir yaşam biçimi oldu ve sanırım bu bir ekonomik sistem ve aynı zamanda siyasi bir sistem de olabilir.. Borçlandır ve yönet tarzı!
Gençlerimiz daha üniversite yıllarında borçlanmaya başlıyorlar.. Ne kadar süreceği konusunda ise hiç bir fikirleri dahi yok.. Muhtemelen ölene kadar sürecek ve hatta çocuklarına bile kalacaktır bu borçlar.. Evlenirken, iş kurarken, ev veya araba alırken, mobilya seçerken, tatile çıkarken, çocukları okuturken, hastaneye giderken hep borçlanır oldu milletimiz.
Marketten alışveriş yaparken, üstümüze başımıza bir şeyler alırken, bir kır kahvesinde çay içerken cesurca borçlanabilirsiniz.. Cebinizdeki kartlarla, elinizdeki telefonlarla ve işyerlerinizdeki bilgisayarla bir tuşa basarak rahatlıkla borçlanabilirsiniz.. Bu kolaylığı sağ olsunlar yüce milletimize fazlasıyla sağlamışlar!..
Aslında milletimizi yönetenler de bu durumdan ziyadesiyle memnunlar.. Daha çok borçlanalım diye kredi faizlerini indirmiş olmakla övünüyorlar.. Bir puan/üç puan indirdik gibi!.. Bunu hiç düşünmüyorlar tabii.. Halkımız neden bu kadar borçlanıyor? Neden üniversiteye başlayan gencimiz kredi almak zorunda kalıyor? Neden üç çocuk istediğimiz delikanlılar ve genç kızlar evlenmek için borçlanıyor? Küçük esnaf, orta ölçekli işletmeler neden bankalardan borç almak için kapı/kapı geziyor? Neden bu kadar borç heveslisi oldu bu millet!
Yaşadığımız salgın sürecinin daha dumanı üstündeyken alınan ekonomik önlemler ortada.. Uzun vadeli ve düşük faizli kredi imkânı sunmak!. Bu mu ekonomik önlem dediğiniz?. Git bankadan borç al, ileride faiziyle birlikte aydan aya ödersin. Hiç mi güzellik yapmadık derseniz, vadeyi uzattık, faizi düşürdük derler..
Yapılması gereken bu değil, bu ülkede herkesin çalışıp kazanacağı, kazancını biriktirip onunla ihtiyacını satın alabileceği bir sisteme ihtiyaç var.. Herkesin gerektiğinde maaşının bir bölümünü ev veya araba almak için bir kenara koyabileceği ekonomik bir düzen olmalı.
İnsanların üreterek kazandığı, kazandığını biriktirerek ihtiyaçlarını satın alabileceği ekonomik bir döngü kurulmadığı sürece bireyin borçlanması katlanarak devam edecektir ve bu durum sürdürülebilir bir ekonomik model değildir..
Bir ülkede yönetim kredi faizlerini düşürmeyi ve vadeyi uzun tutmayı başarı sayıyorsa hem kendini hem de halkını kandırıyor demektir.