Yusuf Salih Arıtürk

BİRDEN ÇOK MAAŞA DEVAM!

Yusuf Salih Arıtürk

CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap tarafından hazırlanan ve kamu görevlilerinin birden fazla maaş almasının engellenmesini öngören kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü ve AKP/MHP milletvekillerinin oyları ile reddedildi.

İktidara gelecek olanlar, ortada bir maaştan fazla maaş alan bürokrat bırakmasa, milyonluk makam aracı ve makam odası saltanatına son verirse, 10 milyona yakın işsiz ve milletin %45’ini açlık sınırının altındayken makam aracıyla, makam uçağıyla itibar sağlamaya çalışmasa, asıl itibarın vatandaşın refah seviyesiyle, alım gücüyle olduğunu anlayacak çapta olursa ülkemiz tamamen düzlüğe çıkabilir.

CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap tarafından hazırlanan ve kamu görevlilerinin birden fazla maaş almasının engellenmesini öngören kanun teklifinin reddedilmesi, Siirtli hemşerilerimiz arasında da sabah sohbetlerinde bulunduğumuz mekânlarda dile getirildi ve siyasi görüşü iktidardan yana olan birçok hemşerimiz, teklifin reddedilmesine bir anlam veremediklerini belirterek, ülkemizde işsizlik tavan yapmışken ve birçok üniversite mezunu gencimiz kahvelerde vakit öldürürken, birilerinin birden çok maaş alması kabul edilemez bir durumdur demektedir.

Yönetimde adalet ve paylaşımda adalet ilkeleri, devlet yönetiminde temel ilkelerdir ve ülkemizde birçok adaletsiz uygulama ile karşılaşılmaktadır. Günümüzde maalesef iktidara yakınsanız 3, 5 ve hatta 10 maaşınız olabilir ama değilseniz, isterseniz 3 tane diplomanız, yüksek lisansınız olsun ve sınavdan en yüksek notu alın hiç fark etmeksizin mülakatta elenirsiniz. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin bir arsanın imar hakkı arsanın sahibine göre belirleniyor. Eğer birilerinden yanaysanız 12 emsal, değilseniz 2 emsal zor alırsınız. Bir davada karar verilecekse karar adamına göre veriliyor. Kanun aynı kanun, suç aynı suç ama sonuç farklı. Her şeyin başı adalettir ve adaletin olmadığı bir ülkede, ehliyet ve liyakatin geçerli akçe olmadığı bir devlet yönetiminde huzurun ve barışın tesis edilmesi de mümkün değildir.

Adaletin dışında ülkede devlet kurumları da sıkıntılı görünüyor. İsminin başında milli ibaresi var ancak eğitimimiz Amerikan Fulbright Komisyonuna teslim edilmiş.  Tarım Bakanlığı Bill Gates Vakfı’na teslim olmuş. Sağlık Bakanlığı DSÖ’nün şubesi olmuş. TÜİK dünyada ilk kez fiyatlar yükseldikçe düşen enflasyon oranı icat etmiş. Bir diğer icatları da işsiz sayısı arttıkça düşen işsizlik oranı olmuş. Dünyanın hiçbir yerinde bunu göremezsiniz. Milletin Meclisinin hiçbir fonksiyonu yok ve her şey tek ağızdan idare edilir bir hale gelmiş. Merkez Bankasının hali de zaten ortada.

Hükümetin üç gider kalemi var. Faiz giderleri, imtiyazlılara kaynak aktarılması ve israf politikası. Hükümetin açıkladığı orta vadeli programa göre, önümüzdeki 3 sene ödenecek faiz ödemesi 852 milyar TL olacak. Yapılan hesaba göre önümüzdeki yıl her bir saat başına 10 bin asgari ücretlinin maaşı kadar faiz ödenecek. İkinci gider kalemi olan imtiyazlılara kaynak aktarılmasına en çarpıcı örnek, yapım aşamasında olan Çanakkale Köprüsü’nün geçiş ücretinin 15 Euro olmasıdır. Yani, Türk parasıyla 165 TL olan geçiş ücretiyle ilgili sosyal medyada yapılan bir espride dediler ki; Bravo hükümete 100 sene sonra Çanakkale’yi yine geçilmez yaptılar. Bu ücretlerle kimsenin Çanakkale’yi geçeceği yok. Bir de Çanakkale Köprüsüne bugüne kadar feribotla karşıya geçen sayısı senede 4 milyonu geçmemesine rağmen, verilen 16 milyon 400 bin araç geçiş garantisi garabeti var. Yani geçmeyen 10 milyondan fazla aracın sayısını Euro kur farkı ile 83 milyon vatandaşımız tıpış/tıpış ödeyecek. Hastaneler yapıyorsunuz hasta garantili. Sadece 5 tane imtiyazlı holdinge bugüne kadar çıkarılan vergi muafiyeti sayısı tam 128. Her sene milyarlarca liramız israfa, lüks makam araçlarına, makam odalarına ve protokol masraflarına gidiyor. Kamudaki araç sayısı Almanya’ya göre 10 kat fazla olmasına rağmen, hükümet önümüzdeki sene 2962 tane yeni araç alımı yapacak. İşte Türkiye’nin gerçekleri tam olarak bunlardır ve hemşerilerimizin görüşlerine katılmamak mümkün değildir.

Yazarın Diğer Yazıları