Marketlerdeki fahiş etiketlerle mücadele etmek sayın cumhurbaşkanının görevi değildir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın devreye girmesi, Rekabet Kurumuyla ilgili mevzuata da tamamen aykırıdır. Çünkü bu durum bağımsız bir kurumun alanına karışmak olur. Marketler bir araya gelerek fiyatı sabitliyorlarsa, Rekabet Kurumu bağımsız bir şekilde girer inceler ve bir yanlış varsa cezai müeyyide uygular.
Aslında sayın Cumhurbaşkanı’nın beş marketin üzerine gidin talimatı başlı/başına enflasyonun ana kaynaklarından biridir. Ülkemizde ne bugün ne de yarın yeni gelecek olan herhangi bir cumhurbaşkanının keyfine göre birilerine ceza kesme, üzerine gitme olursa veya başka birilerine alan açma, para kazandırma durumu oluşursa o ülkeye sermaye girmez. Sermaye girmeyince de kur artar. Kurun artışı da enflasyonu artırır. Öte yandan döviz kurunun ne olacağını öncesinden bilerek ona göre para kazananlar varsa ki, (Washington’da yaşayan ve FED kuruluşuna yakın çalışan bir dostum, şahsımla sürekli bilgi paylaşımında bulundu ve her defasında vermiş olduğu kur fiyatlarına yönelik artış miktarı %100 isabet sağladı) SPK bunun üstüne gidip ceza vermelidir.
Ülkemizde gerçek hayatın çarşıda, sokakta ve pazarda olduğunu belirten birçok hemşerimiz, eskiden siyasiler toplumla iç/içeydi ve daha iyi nabız tutabiliyorlardı. Şu andaki yönetenlerimizin böyle bir imkânı kalmadığını net olarak görüyoruz. Bizler vatandaş ve oy verenler olarak tabii ki eleştireceğiz ve bu eleştirilere herkes tahammül etmek mecburiyetindedir. İnsanlarla araya mesafe koyarak, etraflarına koruma duvarları çevirerek mevcut sorunları inkâr etmek kendilerine daha çok kaybettirir demektedirler kısaca.