Cumhur İttifakının seçim barajını yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürmesiyle ilgili yorumlarda bulunan hemşerilerimiz; “Siyasi partiler sonuç olarak milletin partisidir ve milletin tercih ettiği, içinde bulunmak istediği partilerdir.. O halde bu siyasi partilerin tamamının temsil kabiliyetini mecliste ortaya koymaları gerekir.. Bütün siyasi partiler TBMM'de olabilsinler diye görüş belirtiyorlar.
İşin gerçeği, bugün 20 bin ya da 100 bin oy alan siyasi partiler aldıkları oyla ortada kalıyorlar gibi bir durum söz konusu.. Hepimiz bir fikre, inanca, ideale sahibiz.. Bu idealin mecliste söz sahibi olması, mecliste temsil edilebilmesi için belirli bir sayı kadar oy alabilmek gerekiyor diye bir durum söz konusu olmamalıdır.. Bunun demokrasi de bir yeri olduğunu da düşünmüyorum.
Örneğin başımızda bizi yönetmeye talip birileri var ama ben beni yönetebileceklerini düşünmüyorum. Türkiye'de hiçbir siyasi, koltuğu alırken milletinin iradesiyle, milletinden aldığı yetkiyle o koltuğa oturmuyor.. Bu yetkiyi kimden aldıklarını milletimiz aslında biliyor ve iktidara geldikten sonra resmen onlara hizmet edilmeye başlandığını da görüyor.
Bu taraftan bakınca Türkiye'nin çok büyük sorunları olduğunu görmüyorum.. Bu milletin tek isteği millete dönülmesi, büsbütün milletle birlikte olunmasıdır.. Bu milletle birlikte olursanız, bu millet bozuk olan ekonomiyi de kalkındırır.. Bu ülkenin ekonomik olarak çok büyük sorunları aslın da var da yok..
“Bu ülkedeki israf ekonomisi ve adaletsizlikler”
ortadan kaldırıldığı an her şeyin kendiliğinden çözüldüğünü herkes görür.
Önümüzdeki süreçte milletimiz bütün bunları başarabilecek olan oluşumları, Başkomutan Atatürk'ün güneşini arkasına alarak yürüyenleri, yolun sonunda iktidara ulaştırarak bu işi de mutlaka başaracaklardır!..