Yunanistan’ın Anadolu’ya girme amacı Kurtuluş Savaşı öncesine dayanır.. Yunanistan, 1844 yılından itibaren “Megali İdea” adı verilen ideolojiyle başta İstanbul olmak üzere, Anadolu’ya girmeyi arzuluyordu.. “Megali İdea” denilen ideolojinin temelinde Bizans İmparatorluğu’nu yeniden diriltmek ve yaşatmak yatar.. Yunanistan askeri güçleri de bu amaçla ve arzuyla Balkan Savaşı dönemlerinde Anadolu’ya girmeye çalıştılar..Taa ki karşılarına Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu ve Ebedi tek Başkomutanı Mareşal/Gazi Mustafa Kemal Atatürk çıkana kadar.
11 Ekim 1922 yılında yaşanan İzmir yangını ile birlikte Yunanistan’ın “Megali İdea” hayalleri de suya düştü.. Bu tarih tam da iki imparatorluğun bittiği tarihtir.. Birincisi Osmanlı İmparatorluğu, ikinci ise Bizans İmparatorluğu.
Yunanistan/Atina’da yenilgiden 3 gün sonra halk ayaklanması yaşanır ve hūkümet binaları işgal edilir.. 100 bin kişinin katıldığı protesto gösterisinde suçluların cezalandırılması istenir.. Bunun ardından Atina'da ''İhtilal Komisyonu'' kurulur ve olağanüstü “Askeri Mahkeme” oluşturulması kararı alınır.. İnceleme Komisyonunun başına ise Theodoros Pangalos geçer.
Mahkemede savaştık ama yenildik derler.. Savcı ise aynen şunu söyler; "Siz Sadece yenilmediniz.. Anadolu'daki 3 bin senelik Yunan varlığını bitirdiniz.. Ege'de Karadeniz'de Yunan kalmadı.. 600 senelik Osmanlı döneminde dahi biz bu bölgelerde çoğunluktaydık."
Kral tahtan indirilir.. Yenilgiden sorumlu tutulan eski başbakanlar Dimitri Gunaris (59), Petros Protopapadakis (68), Nikolaos Stratos (50), Protopapadakis hükümetinde askeri işlerden sorumlu Bakan Nikolaos Theotokis (44), Gunaris ve Protopapadakis hükümetlerinde Dışişleri Bakanı olan Georgios Baltacis (56), Gunaris hükümetinde Ulaştırma Bakanı olan emekli subay Ksenofon Stratigos (53), Gunaris hükümetinde İçişleri Bakanı olan Georgios Hacianestis (59), Anadolu ve Trakya'dan Sorumlu emekli Subay Mihail Gudas (54) yargılanır.
Atina Parlamentosunda 31 Ekim/15 Kasım 1922 tarihleri arasında yapılan duruşmalarda oybirliğiyle Gunaris, Hacianestis, Stratos, Protopapadakis, Stratos, Baltacis ve Theotokis ölüm, Gudas ve Stratigos ise müebbet hapis cezalarına çarptırılır.. Söz konusu 6 kişi karardan iki saat sonra Atina Meydanı'nda idam edilirler.. Tabii bu arada içimizde keşke Yunan galip gelseydi diye hıçkırarak ağlaşan vatan hainlerinin torunları da doğal olarak o gün meydanı doldurmuşlardı.. Trikupis asılmaz çünkü mahkeme yapılırken Anadolu’da esirdi.. Geri dönüş tarihi ise 1923 yılıdır ve bu esaret Trikupis’in hayatını kurtaran bir esaret olmuştur.
Evet, işte bugün “Z” kuşağı dediğimiz kuşağın neredeyse tamamı “ellerindeki cep telefonlarıyla” ve bütün teknolojik imkânları kullanarak Başkomutanları tarafından bizzat kendilerine emanet edilen ülkelerinin geçmişini, tarihimizi çarpıtan beyinsizlerden, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarından değil de her şeyi araştırarak ve kendi akıllarıyla hareket ederek, gerçek tarihimizi okuyarak öğrenip, gururla işte bizim Başkomutanımız diyorlar.
Öyle bir nesil ki, ne makarnaya ne de bulgura talim etmez.. Ne diyelim, Bütün emperyalistlerin dünyalarını başlarına yıkan bir liderin fikirlerini, hatıralarını, yaptıklarını bu millete unutturmaya çalışan Türk ve Türklük düşmanlarının nihayetinde ulaşabilecekleri tek yer Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi dışında bir yer olmaz!..