Özendirme ve isteklendirme amacını taşıyan teşvikler son yıllarda ülkemizde birçok alanda hayata geçirildikleri halde, arzulanan hedefin elde edilemediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Özellikle yeni istihdam alanları oluşturulmasına yönelik girişimcilere sunulan teşviklere rağmen işsizliğin daha da tırmanması, istenen hedeflere ulaşılamadığının açık delilidir ve bu çok önemli konuda da arzulanan hedefin yakalanamamasında en etkili faktör, denetim mekanizmasının işletilmemesidir sanırım.
Ekonomi terminolojisinde bazı üretim dallarının hızla gelişmesini sağlamayı da öngören teşviklerden bu bağlamda da istenen sonuç, maalesef alınabilmiş değildir. Tarım ve hayvancılık sektörlerine sağlandığı ifade edilen desteklere rağmen son yıllarda ülkemizin başta buğday olmak üzere birçok tarımsal ürünü ve canlı hayvanı başka ülkelerden ithal etmek mecburiyetinde kalması, acı gerçeği gözler önüne sermektedir.
Birçok önemli sektörde, daha çok üretme beklentisinden uzaklaşmış bulunuyoruz ve bu olumsuzluğun masaya yatırılarak çok ciddi şekilde sorgulanması gerekir ki bundan böyle olsun aynı hatalara düşülmesin, verilen teşvikler heba olmasın. Özellikle daha çok üretme şansına sahip olduğumuz sektörlerde takip edilen yanlış politikalar üzerinde durulmalı ve bu sektörlerde gerektiği şekilde bir üretim hedeflenmelidir. Dün yine bazı TV kanallarında sebze ve meyve satış fiyatlarını gösteren etiketlerdeki rakamları izlerken, derin üzüntü duydum ve bu gerçeğin asıl üzülmesi gerekenlerce önemsenmediğine hükmettim. Tarım sektörü sayesinde bir zamanlar dünyanın kendi kendine yeterli 7 ülkesinden biri olan ülkemizin şimdilerde soğanı bile ithal ediyor olması, elbette bizleri rencide ediyor?.
Olumsuzlukların hiç biri sağlıklı şekilde sorgulanmıyor ve yanlış icraatların bedelini her zaman olduğu gibi yine halkımız ödüyor. Aslında vatandaşlarımızın bedel ödeme gücü de kalmamıştır ve bu gerçeği ilgililer herkesten daha iyi biliyorlar ama zamlardan medet umma olumsuzluğundan kurtulmak için sonuç verecek ciddi önlemleri halen yaşama geçirmiş değillerdir. Bakalım, yeni süreçte halkımızın bu mağduriyetini asgari düzeye çekecek önlemler alınacak mı?