Anlamlı atasözlerimiz gibi anlamlı deyimlerimiz de vardır ve söz konusu deyimlerden biri;
“Al birini vur ötekine”
diye ifade edilmiş olanıdır. Bu sözü doğrulayan önemli bir gerçekle karşıya kalmış bulunduğumuzdan, bize bu deyimi hatırlatan olumsuzluktan söz etmek isterim.
“Arap Baharının” sahnelendiği ülkelerden biri olan Suriye’de yaşanan iç savaş binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarcasının da başka ülkelere sığınmasına yol açtı. Suriye’deki gelişmelerde ABD’nin yanında yer aldık ve zamanla uçağını düşürdüğümüz için papaz olduğumuz Rusya ile aylar sonrasında ilişkilerimizi düzelttikten sonra daha da geliştirmenin gayreti içine girdik. Bir taraftan uzun yıllardan beri bizlere müttefik ve stratejik ortak diye ifade edilen ABD, diğer taraftan yıllar önce kendisiyle yakınlaşan olsaydı “Komünist” damgasını yiyeceğimiz bir Rusya. Şimdi zaman zaman birbirleriyle düşmanmış gibi davranan her iki ülkeyle de ilişkilerimizi sürdürmeyi hedefliyoruz. Aslında “Yurtta sulh, cihanda sulh” parolamız bunu gerektiriyordu ama bizler, uzun yıllar Rusya ile ilişkilerimize önem vermedik. Suriye’de start alan iç savaş devam ederken şu an her iki ülkeyle ilişkilerimizi devam ettirme arzumuz ABD’nin hoşuna gitmiyor ve Rusya’dan satın alınan S-400 füzeleri için gösterilen aşırı tepki, bu gerçeği gözler önüne seriyor. Diğer taraftan çıkarları için Suriye’de mevzilenen her iki ülkenin bu nedenle birbirleriyle karşı karşıya gelmelerinin söz konusu olmayacağını düşündüren durumlar çok net şekilde gün ışığındadır. Güvenli Bölge için kendileriyle mutabakat sağlandığı belirtildiği halde sözlerinin arkasında durmadıklarını, yetkililerimizce yapılan açıklamalardan anlıyoruz. Tuhaf olan durum; Suriye’de DEAŞ dışındaki terör gruplarının ülkemiz bekasına zarar vermeyi hedeflediklerini dile getirmemize rağmen her iki ülkenin kendilerini sahiplenmekten vazgeçmiyor olmalarıdır ve bunu da ilgililerimizin açıklamalarından biliyoruz. İşte bu gerçek nedeniyle;
“Al Birini Vur Ötekine”
deyimini anımsadım.
İşaret edilen muasır medeniyet düzeyini yakalamada rötar yapmasaydık sadece çıkarlarını düşünen her iki ülke, bize karşı böyle ortak bir tavır sergileyemezdi ve maalesef akan yıllar içinde ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, icraatlarıyla bizleri bu beklentiyi kucaklama şansından yosun bırakmışlardır. Üzülüyoruz, daha doğrusu kahroluyoruz.