Çok sevindirici ve güzel şeyler anlamına gelen deyimlerimizden biri; "Ağzından Bal Akıyor" söylemidir ve bu söz aynı zamanda BAL dediğimiz besin maddesinin taşıdığı önemi vurgulamaktadır. Ülkemizde üretilen değişik tür Bal'lar vardır ve üretilen Bal'ın fazlasını Avrupa pazarlarına yeterince ulaştıramadığımız, Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Ziya Şahin'in açıklamalarıyla gün ışığına kavuşmuş oldu. Üretilen Bal'ın standartlara uygun olup/olmadığını belirleyen laboratuarlara ihtiyaç olduğunu ve bu konuda bir projeyi yaşama geçirmeye çalıştıklarını belirten Şahin'in; "Ham Bal"ın ne olduğuna yönelik sorulan soruyu; "Hiçbir işlem görmeden pazara sunulan Bal" diye yanıtladığını da içeren haberi okuyunca ilimizin meşhur Pervari Bal'ını anımsadım. Gün geçtikçe Türkiye genelinde tanınmaya başlayan Pervari Bal'ımızın başka ülkelere ihraç ediliyorsa miktarının ne olduğunu bilmiyorum ama bazı esnafın satışa sundukları Bal'ları "Pervari Balı" adı altında sattıklarını yaygın söylemlerden biliyor ve tüketicilerin hakiki Pervari Balı konusunda mağduriyetlerini giderecek gerçekçi bir önlemin halen alınmamış olmasından üzüntü duyuyorum. Gerçi, satın alma gücünün her geçen gün daha da düştüğü ülkemizde birçok hastalığa şifalı olduğu söylenen Bal ürününden edinenlerin sayısı azdır ama, "Sahte Bal" diye belirtilen Bal'dan alanların mağduriyeti, yine de görmezlikten gelinemez.
Adları zikredilen Bal'lar arasında; Çam Balı, Kestane Balı, Anzer Balı, Ayçiçeği Balı, Pamuk Balı çeşitleri de vardır ve ilimizde üretilen Bal, çoğunlukla Kara Kovan Balıdır. Kara kovan Balı'nın çok daha sağlıklı olduğu yaygın şekilde söylenmekte ise de bu değerlendirme, ancak işin uzmanlarınca teyit edilirse bir anlam kazanır.
Halkımız, yıllardır çok sevindirecek güzel şeylere hasret kalmıştı ve şimdi de corona salgını yüzünden bu özleminin kısa zamanda giderilemeyeceği endişesi içindedir. Yani, ağızlardan BAL aktığına tanık olma arzusu içinde kıvranıp durmaktadır. İnşallah tanık olurlar!.