Ülkemizin Afganistan’dan gelen göç dalgasına karşı gerekli tüm tedbirleri alması gerektiği uzmanlarca defalarca dile getirildi. Tek kutuplu dünya dönemi sona ererken, Amerika’nın süper güçlük konumu da sonlandı ve çok kutuplu bir dünya düzeni başladı.. Burada Çin, Rusya, Hindistan ülkeleri öne çıkıyor.. Böylelikle Türkiye gibi bölgesel aktörler de dolayısıyla daha fazla önem kazanacak.
Afganistan’ın bulunduğu bölge, tarihin en eski dönemlerinden bu yana hep sömürgeci güçler tarafından kontrol edilmek istenmiştir.. Afganistan, imparatorluklar mezarlığı olarak bilinir.. Önce Büyük İskender, ardından pek çok imparatorluk bu bölgeyi kontrol etmek istemiştir.. En son Rusya ve ABD müdahale etti ama başarılı olamadılar.. Afganistan neden önemli diyecek oldursanız, Dünya hakimiyet teorileri vardır.. İngiliz Mackinder’in kara hakimiyet teorisine göre, Hazar Denizi ile Altay Dağları arasında Afganistan’ın kuzeyini kapsayan bölge olan Batı Türkistan dünyanın kalbidir.. Kalpgah’a hakim olan Avrasya’ya, Avrasya’ya hakim olan da dünyaya hakim olur.. Bu bölgenin %95’i Türk’tür. Türk olmayan sadece Tacikler vardır ve Afganistan’ın güneyi Hint coğrafyasına girer.. Peştunlar’dan oluşur.. Mackinder’in kara hakimiyet teorisine karşı, ABD'li Amiral Mahan'ın deniz hakimiyeti teorisine göre ise, denizleri kontrol eden, dünyayı kontrol eder.. Aslında bu daha doğrudur.. İngiltere bu teoriye dayanarak Süveyş ve Cebelitarık gibi dünyadaki önemli boğazları ve kanalları elde bulundurarak dünya ticaretinin kontrolünü büyük ölçüde sağladı.
Bazı ülkelerin, devletlerin ve liderlerin dünya hakimiyet teorisi gütmesi temelde yanlıştır.. Hakim olamazsınız.. Afganistan’ı ele geçirseniz de aslında dünyaya hakim olmanız mümkün değildir.. Önemli olan dünya devletleri arasında işbirliğine ve karşılıklı anlaşmaya dayalı yeni bir ekonomik sistemin ve mali sistemin kurulması ile tüm dünya halklarının topyekun gelişmesidir.. Bu yine liberal ekonomik sistemin içerisinde olur.. Sömürgeci zihniyetlerle emperyalist politikalar ile daha iyi bir dünya, daha barışçıl, daha demokratik, daha insan haklarına dayalı bir dünya kurulamaz.. İşbirliğine dayalı bir dünya kurulmalıdır.
Halen çok kutuplu bir dünya düzenine doğru gidiliyor.. Çin akıllı hareket ediyor ve Afganistan’da askeri gücü ile değil, yumuşak gücü ile etkinlik sağlayarak gücünü arttırıyor.. Çünkü Afganistan Çin’e doğrudan komşudur.. Yeni kurulacak Taliban hükümetinin Çin’in mali yardımlarına ve ekonomik yatırımlarına ihtiyacı var.. Ayrıca Pakistan’ın da yardımına ihtiyacı var.. Pakistan, Afganistan’ın en büyük sınır komşusudur.. Pakistan’ın Afganistan’a komşu olan bölgelerinde de halkın çoğunluğu Peştun’dur.. Afgan halkının Pakistan halkıyla, başta dinsel görüş birliği olmak üzere birçok ortak özelliği bulunuyor.
Ülkemizin Afganistan’dan gelen göç dalgasına karşı gerekli önlemleri alması şart.. Türkiye kendi içinde gerekli tedbirleri almalı ve aynı zamanda Taliban yetkilileri ile görüşerek Afganistan’dan Türkiye’ye yönelik göçü önlemelidir.. Türkiye son 20 yılda hudutlarını güçlendirdi.. Suriye sınırında güvenlik duvarı ve diğer tedbirler tamamlandı.. Halen, İran sınırının yüksek duvarlar, tel örgüler, çelik teller ve kameralarla güçlü güvenlik sistemine kavuşturulması için çalışmalar hızlı bir şekilde sürdürülüyor.. Şu anda güvenlik duvarının olmadığı bazı noktalardan geçişler olabiliyor ama sınırlarımızın genel olarak oldukça etkin bir şekilde korunduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye’nin 2019 yılından sonra özellikle Afgan mülteciler başta olmak üzere, diğer ülkelerden gelen mültecilere karşı çok güçlü bir takip, kontrol sistemi uygulanıyor.. İstatistiklere baktığımızda, 2019 yılında Türkiye sınırlarından yasadışı geçiş yapan 200 binin üzerinde mülteci yakalanmış ve bunların büyük kısmı ülkelerine iade edilmiştir.. Sadece 2021 yılı içinde 30 binin üzerinde Afganlı hudutlardan geçtikten sonra yakalanmış ve iade edilmiş.. Afgan göçünün tamamen engellenmesi ve bu engeli aşanların da yakalanarak ülkelerine iade edilmeleri ülkemiz adına en doğru olanıdır.. Aynı şekilde Suriye’den gelenlerin de misafirlik dönemleri sonlandırılmalı ve normale dönen ülkelerine iade edilmeleri sağlanmalıdır.. Bana kalırsa bunlar arasında Türk vatandaşlığına geçmiş olanların vatandaşlıkları da sonlandırılmalıdır.. Ülkemizin selameti için yapılması gereken tam olarak budur.. Bakalım bunu yapmak mevcut iktidarımıza mı, yoksa yeni gelecek olan iktidarımıza mı nasip olacak!..