Şanlı Türk Ordusunun işgalci Yunan birliklerine karşı başlattığı Büyük Taarruz, 99 yıl önce bugün başladı.. Mareşal/Gazi ve tek Başkomutanımız Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle 26 Ağustos'ta başlayan ve 30 Ağustos zaferiyle sonuçlanan büyük taarruzun ilk gününde Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunu bozguna uğratan Atatürk, Anadolu'nun sonsuza dek Türk yurdu olarak kalacağını tüm dünyaya ilan etti.
1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu'yu işgale başladı, ordusunun cephanesi elinden alınan yüce Türk Milleti, zor durumda bırakılmaya çalışıldı.. Ünlü yazar Halide Edip Adıvar'ın ''Türk'ün Ateşle İmtihanı'' kitabında anlattığı işgal günlerinde, itilaf donanması İstanbul'a, Fransızlar Adana'ya, İngilizler Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon'a, İtalyanlar, Antalya ve Anadolu'nun güneybatısına yerleşti. Yunan Ordusu ise 15 Mayıs 1919'da İtilaf Devletlerinin izniyle İzmir'e çıkarma yaptı.
Buna karşı yüce Türk Milleti, tarih boyunca gösterdiği ''millet olma bilinci'' içerisinde işgallere karşı Kuvayı Milliye hareketini başlattı.. Milletin önünde iki seçenek vardı; ya işgal güçlerine teslim olunacak ya da yıkılan yakılan bir ülke, yılmaz evlatlarının azmiyle yeniden ayağa kalkacak ve küllerinden doğacaktı.
TBMM'nin açılması üzerine işgal güçleri tüm baskıcı politikalarını Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları üzerine yoğunlaştırdı.. Özellikle Batı Cephesi'nde hareketlilik başladı.. 1921'de Polatlı'ya kadar gelen Yunan ordusunu püskürtmek, daha birkaç yıl önce tarih literatürüne “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” sözünü altın harflerle yazdıran vatan evlatlarına düştü.
Sakarya'da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz'u başlattı.
Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe'de yerini aldı.
Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekâtın devamında şanlı Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe'yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi'nden düşmanı uzaklaştırdı.
Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasında 15 kilometrelik alanda, düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi.. 5'inci Süvari Kolordusu, düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu, 2'nci Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.
Şanlı Türk Ordusu, 27 Ağustos sabahı yine bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8'inci Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.. 28 ve 29 Ağustos'ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5'inci tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustos'ta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Şanlı Türk Ordusu'nun Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı en önemli zaferin arifesinde, 30 Ağustos sabahında Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emri verdi.
Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat yönettiği Dumlupınar'daki meydan muharebesinde kahraman Mehmetçiklerimiz, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti. Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutan kaçtı.. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi 30 Ağustos'ta zaferle noktalandı.
Büyük Zafer'in ertesi günü, 31 Ağustos'ta Zafertepe Çalköy'de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üzerine muharebe alanlarının haritasını koyan Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir'e girme görüşünde birleşti.
Büyük Taarruz'un zaferle sonuçlanmasının ardından Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, birliklere "ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR, İLERİ!" emrini verdi.
27 Ağustos'ta Afyonkarahisar, 30 Ağustos'ta Kütahya'nın kurtuluşunu 1 Eylül'de Gediz, 3 Eylül'de Emet ve Tavşanlı'nın kurtuluşları izledi, 9 Eylül'de İzmir'de Yunan ordusunu denize döken şanlı Türk Ordusu, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.
Mareşal/Gazi ve tek Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, sadece askeri dehasıyla değil; siyasi görüş ve her alandaki üstün dehası ile tüm dünyanın takdirini kazanmış bir liderdi, sadece Gençliğe Hitabesi ise ne kadar ileri görüşlü olduğu gerçeğini belgelemektedir.. Bunun içindir ki dönemini yaşamamış olan bizler, kazanımlarımızı o’na, silah arkadaşları ve onlarla birlikte omuz/omuza savaşan atalarımıza borçlu olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacak ve her ne kadar unutturmaya çalışan “iç ve dış odaklar” olsa da ilelebet rahmet ve minnetle anacağız.. En büyük emaneti olan “Türkiye Cumhuriyetine” ve şanlı “Türk Ordusuna” ilelebet sahip çıkacağız.