Metin Arıtürk

YENİ BİR YILI ETKİNLİKLERLE KARŞILAMA GELENEĞİ…

Metin Arıtürk

Miladi takvimin başlangıcı olan her yılın ilk günü 1 Ocak, dünyanın bir çok ülkesinde renkli etkinliklerle karşılanıyor ve ülkemizde de 1930’lu yıllardan sonra eğlenceli etkinliklere sahne olmakta.. Yeni bir yıla başlangıcı ifade eden yeni yıl kutlamalarının milattan önceki tarihlerden itibaren başladığı rivayet edilirken, toplumsal katmanlarda yaygınlaşmasının da ABD ve Fransa kaynaklı olduğu belirtilmekte…

Hıristiyan aleminin her yıl 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gecede kutladıkları NOEL ile 1 Ocak gününde yeni bir yılın başlangıcı olan YILBAŞI etkinliklerinin aynı şeyler olmayıp, NOEL’in sadece Hıristiyan toplumlarınca kutlanan bir bayram olduğunun altını çizmek isterim bu farkı halen bilmeyenler olduğunu var sayaraktan…

Ülkemizde yılbaşı etkinliklerinin sabahlara kadar sürmesi süreci 1930 yılından sonra başladı ve özellikle büyük illerimizde gazino ve benzer eğlence yerlerinde sabahlara kadar eğlenme şeklindeki etkinlikler devam ediyor günümüze dek…  Yılbaşı gecesinde kimi aileler hısım ve akrabaları ile bir araya gelerek eğlenirlerken, kimi aileler de TV kanallarının sundukları Yılbaşı özel programını seyretmekle yetiniyor, “Ya çıkarsa” umuduyla yılbaşı özel çekilişi biletinden edinenler de piyango çekilişinin çekileceği saati beklerler sabırsızlıkla…

İlimizde yeni yılı karşılamaya yönelik etkinlikler, geçmiş yıllarda olduğu gibi bugün de söz konusu değildi ve nabızlarını tuttuğum hemşerilerim; “İlimizde eğlence yerleri olsaydı, yine de sabahlara kadar eğlenme gibi bir arzumuz olmayacaktı.. Sabahlara kadar eğlenmeye yönelik herhangi bir etkenlik de söz konusu değil.. Halkımızın eğlenme şansını ortadan kaldıran sayısız sıkıntılar vardır ve bu sıkıntılar nedeniyle bu gece ulaşacağımız yeni yılın huzur ve refaha vesile olmasına dua etmenin dışında bir etkinliğimiz olmayacaktır..” diyerek vurguladılar görüşlerini…

Yeni bir yılı kucaklarken, halkımızın öncelikleri; refah ve huzura kavuşmaktır elbet… Yıllardır bu önemli öncelikler için seçim meydanlarında süslü söylemlerde bulunanlar, toplumumuzun büyük bir kesimini hasret bırakmışlardır bu beklentiye… Bugün nabızlarını tutmaya çalıştığım hemşerilerimin dile getirdikleri yakınmaları dinlerken içimden kendilerine hak verdim ama karamsar olmamaları gerektiğini de anlattım kendilerine…

Karamsarlık; içinde bulunulan elverişsiz koşulların kabulü anlamına gelir ve bu nedenle hiç kimselerin umutsuzluğa kapılmayarak elverişsiz koşulları nasıl elverişli konuma taşıyabilecekleri noktasında kafa yormaları gerektiğine dikkat çekmek isterim önemle… Böyle bir azmin içine girilmediği taktirde her yılın 1 Ocak tarihinde bir yıl daha yaşlanmış olacağız beklentilerimizi elde edemeyerekten…

Bu gece ulaşacağımız 2020 yılının; halkımızı hasret bırakıldığı beklentilerle kucaklaştıracak gelişmelere sahne olmasını temenni ediyorum bu düşünceler içinde…

Yazarın Diğer Yazıları