Koskoca bir yılı daha geride bırakacağız ve bu gece saat 24.00’ten itibaren 2019 yılındaki yolculuğumuza başlamış olacağız… Toplumların en önemli beklentilerinin huzur ve refah olduğu gerçeğine baktığımızda, her iki çok önemli konuda 2019 yılının nasıl seyredeceği hususunun halkımızın öncelikli merakı olduğunu söylemek için keramet sahibi olmak gerekmez kanımca…
Toplumumuzda kendilerine ekmek kapısı aralanmasını bekleyen milyonlarca vatandaşımızın olması; “Bunlar ne yapar, ne eder, nasıl geçinir?...” diye kara kara düşündüren büyük bir talihsizliktir maalesef… Ülke ekonomisini güçlendirmek için daha çok üretmemiz gerektiği ifade edilirken milyonlarca insanımız gücünün atıl durumda kalarak ekonomiye yansımamış olmasını “önemli bir talihsizlik” diye nitelendirmemek mümkün değil elbet… Çünkü milyonlarca işsizimiz varken daha çok üretmemiz söz konusu olamaz kanımca da…
Ülkemizin yıllardan beri karşı karşıya kaldığı insanlık dışı terör vahşetini sonlandırmaya yönelik verilen kararlı mücadelenin bu yıl içinde hedefine ulaşması tüm halkımızın temennisi olup, ülkemiz bekasını tehdit eden yeni durumlara meydan verilmemesi de önem taşımakta ve bu öneme vurgu yapan vatandaşlarımız: “Tehlikeyi zamanında görmek kaçınılmazlık arz ediyor... Dini istismar eden bir yobazın neyle uğraştığı zamanında görülmüş olsaydı, ülkemiz 15 Temmuz alçak darbe girişimini yaşamazdı…” diye belirtiyorlar görüşlerini…
Ekonomiyi düze çıkarmak için evvel emirde işsizliği asgari düzeye çekecek gerçekçi önlemler alınması yanı sıra sahip olduğumuz elverişli potansiyelleri en iyi şekilde değerlendirmek ve diğer zenginliklerimize sahip çıkmak gerektiği görüşünü de paylaşan vatandaşlarımız: “Bir zamanlar tarım sektörü sayesinde dünyanın kendi kendine yeterli 7 ülkesinden bir olan ülkemizin bu sektörde geldiği durum gönül dağlayıcıdır ve daha çok üretmemiz gerektiği savunulurken elverişli tarım potansiyelimizde yaşanan gerileme, karamsarlığa sebebiyet vermektedir…” sözleriyle ifade ediyorlar tepkilerini…
2019 yılındaki yolculuğumuz başlarken ülke yönetiminde söz sahibi olan demokrasinin vazgeçilmezleri siyasi partiler, 31 Mart tarihinde gerçekleştirilecek mahalli seçimleri kazanmak için seferber olacaklar ve bu üç aylık süre zarfında seçimi kazanabilmenin dışında önemsemeyeceklerdir önemli beklentileri… Zaten günlerdir yerel seçimlere yönelik çalışmalar yapılıyor ve bu çalışmalar icra edilirken kimin ne söylediğini dikkatle takip ediyor seçmen vatandaşlar… Seçime iştirak edecek tüm siyasi partilerin şunu unutmamaları gerekir ki, seçmen vatandaş ülke gerçeklerini iyi bilmekte ve bu nedenle ne yapılan konuşmalara, ne de yönlendirmeye yönelik yazılanlara itibar etmeyecektir kuvvetle muhtemel… Seçmen vatandaşımızın tercihinde en önemli etken, içinde bulunduğu huzur ve refah düzeyi olacaktır gözlemlediğim kadarıyla… Örneğin; milyonlarca emekli vatandaşımız, şu iki gün içinde insanca yaşam koşullarında nasıl bir iyileştirme yapılacağını beklerlerken; “Yıllardır refah konusunda dile getirilen vaatlerin arkasında durulmuyor..” diyerekten seslendiriyorlar sitemlerini…
2019 yılının sorunlarımızın çözüldüğü ve beklentilerin dikkate alındığı bir yıl olması dileğiyle…