6 aylık enflasyon oranının açıklanacağı Temmuz ayında SSK, Bağkur ve memur emeklileri; ücretlerinde hangi oranda artış yapılacağının merakı içindeler ve çok yönlü değerlendirmeler yapıyorlar bir araya geldikleri yerlerde…
Yaklaşık 12,5 milyon emeklimizin büyük bir çoğunluğu ücret dengesizliğinin mağdurudurlar ve özellikle seçim dönemlerinde söz konusu dengesizliğin giderileceği vaat ediliyorsa da, gereken yapılmamıştır günümüze dek… İkinci 6 aylık dönemde emeklilere yapılacak zam oranı önceden belirlendiğinden bu orana ilave edilecek enflasyon oranındaki artışın ne olacağından söz ediliyor ve “Açıklanan enflasyon oranlarının gerçeği yansıttığına inanmıyoruz… 1 Ocak tarihinde ücretlerimizde yapılan artış, hayat pahalılığına sebebiyet veren nedenler sonucu eriyip gitti ve refah düzeyimiz daha da azalmış oldu. Şimdi de mümkün mertebe düşük gösterilmek isteneceğine muhakkak gözüyle baktığımız enflasyon oranı doğrultusunda öngörülen ücretlerde bir artış yapılsa, bu artışın bizleri insanca yaşma koşullarına kavuşturacağı söylenemez. Uzun yıllardan beri ücretler arasında sosyal adalet ile bağdaşmayan büyük bir dengesizlik vardır ve bu dengesizliğin giderileceğini belirtenler, sözlerinin arkasında durmak yerine, yüzde üzerinden gerçekleştirdikleri ücret artışı uygulaması ile çok alana çok, az alana az vererek dengesizliğin daha da büyümesine sebebiyet veriyorlar... Pahalılığın tavan yaptığı ilgililerce bilinmekte ise de, insanca yaşam hakkının sadece kendilerine ait olduğu zihniyetiyle hareket edenler, gerçeği umursayarak ücret dengesizliğindeki adaletsizliği gidermeyi şimdiye dek düşünmemişlerdir ve düşünmeye niyetli değiller…” diye tepki gösteriliyor özetle…
Dış borçlarımızın yaklaşan faizlerini ödemek için kaynak aranan bir süreçten geçerken, milyonlarca emekli yurttaşımızın mağduriyetini giderecek gerçekçi bir önlem alınabileceğinden söz etmek, safdillik olur kanımca da… TÜİK verilerine göre, 6 aylık enflasyon oranının düşük gösterilmek isteneceği görüşünde gerçek payının çok yüksek olduğu görüşünün paylaşılmakta olduğunun altını da çizerken, bu çok önemli konuya fırsat buldukça değindiğimde vurgulamaya çalıştığım gibi, vicdani bir muhasebe ile ücret dengesizliğine yönelik haklı yakınmaları asgari düzeye çekmek, hiç de zor değil!... Bir müddet için ücretlerde seyyanen, yani eşit rakamlarla artış gerçekleştirmek, ya da düşük ücret alanlara daha yüksek, yüksek ücret alanlara daha düşük oranda zam yapmak veya bir müddet için yüksek ücret alanların ücretlerine hiçbir artış yapmaksızın onlara tanınacak ücret artışını mağdurlara vererek ücret dengesizliğini asgari düzeye çekmek mümkün… Ücret artışlarına karar veren zevat, işgal ettikleri yüce makamlara mağdur ettikleri milyonlar sayesinde ulaştıkları noktasını önemseseler, insanca yaşam koşullarının sadece kendilerine ait olmadığı doğrultusunda görüş değiştireceklerdir ama, böyle bir beklentinin önemseneceği umudunu veren söylemlere tanık olmamak, milyonlarca emekli yurttaşlarımızın umduklarını yine bulamayacakları düşüncesine sevk ediyor maalesef…
Sadece seçim kazanmayı hedefleyenler, ulaştıkları yüce makamları mağdur ettikleri milyonlarca insana borçlu oldukları gerçeğini görmeliler artık!.. İnsanca yaşam hakkı, bu ülkede yaşayan her bireyin en doğal hakkıdır ve bu büyük bir haksızlıktır bu hakkı umursamamak!...