Ülkemizin önemli sorun ve halkımızın beklentilerine bir an önce çözüm üretmekle yükümlü olanların kısır çekişmeleri, geri plana itiyor yapılması gerekenleri… Teröre yönelik başlatılan mücadele kararlılıkla devam ediyor ve son zamanlarda refahsızlığı tırmandıran olumsuzluklarsa karamsarlığa itiyor halkımızı…
TÜİK verilerine göre işsiz sayısı 4 milyon küsur olarak ifade edilirken, bu önemli konu yanı sıra diğer olumsuzluklardan söz eden vatandaşlar; “İşsiz sayısının 8 milyon olduğunu da dile getirenler olmakta ama, bizlere göre gerçek işsiz sayısı 10 milyonun üstündedir ve bunca insanımızın ekonomiye kazanım sağlayacak bir ekmek kapısına ne zaman kavuşturulacağının bilinmiyor olması, derinden üzdüğü kadar düşündürmektedir… Piyasada yaprak kımıldamadığından esnaf vatandaşlarımız zorunlu giderlerini karşılama şansından uzaklaşmış, tarım sektörünün gelmiş olduğu gönül dağlayıcı durum yüzünden birçok tarımsal ürünlerimizin başka ülkelerden ithal edilmesi mecburiyetiyle karşı karşıya kalınmıştır.. Ağırlaşan hayat şartları, ücret dengesizliği mağduriyetini yaşayan milyonlarca insanımızı huzursuz kılmaya devam ediyor… Toplumumuz, sorun ve beklentiler için.çözüm üretilmesini isterken, söz konusu beklentilere çözüm üretmekle yükümlü olanlar, koltuk mücadelesini ülke ve halkımız menfaatlerinin üstünde tutmayı sürdürme zihniyetini terk etmiyorlar… Birlik ve beraberliğimizi daha güçlü kılmak suretiyle beklentilere çözüm üretme hedefinin güdüleceğine yönelik yapılan açıklamaların bir an önce yaşama geçirilmesi umut edilirken, açıklamaların mürekkebi kurumadan arzulanmayan söylemlerle karşı karşıya kalmak, bizleri karamsarlığa itmektedir…” diyorlar özetle…
Her karış toprağı aziz şehitlerimizin kanları ile sulanmış olan ülkemizin, kalkınmış ülkeler safında yer alacak konuma taşınamamış olması nedeni akan yıllar içindeki elverişsiz icraatlardır ve bu icraatların nedeni halkımız sayesinde yüce makamlara ulaşmış olanların siyaset alanındaki kısır çekişmeleridir maalesef… Ülke ve memleket menfaatlerimiz her şeyin üstünde tutulmuş olsaydı, kalkınmış ülkeler safında yer alacak ve küresel alandaki önemli konularda söz sahibi olacaktık başkaları gibi… Tam bağımsızlık ilkelerinin en önemlisi olduğu tartışılmaz olan ekonomik bağımsızlık önemsenmiş olsaydı, paramız başka ülkelerin para birimleri karşısında pula dönüşmeyecek, AB’ye girmek için yıllarca koşturmayacak, çatıları altında yer almamız için onlar çalacaktı kapımızı…
İçinde bulunduğumuz yılın dördüncü ayını da geriye bırakmaya birkaç gün kaldı ve ne yazık ki, önemli beklentilere henüz el atma gayreti içine girilmiş değil… Sorun ve beklentilere, sağlanacak birlik ve beraberlik içinde vaziyet edileceğini dile getiren açıklamaların lafta bırakılmaması tüm vatandaşlarımızın temennisidir ve bu temennilere gölge düşüren durumların devam etmesi durumunda sorun ve beklentilere sağlıklı bir çözüm üretmenin mümkün olmayacağı gerçeği görülmelidir artık!...