Mahalli seçimler için sandık başına gitmeye sadece 8 gün kaldı artık ve seçime katılmaya hak kazanan siyasi partilerin liderleri ile Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi üyeliğine aday gösterilenler, seçim sürecinin son haftasında koşuşturmalarını en üst düzeyde gerçekleştirmenin gayretini seferber edeceklerdir seçmenin oyunu alabilmek için…
Parti liderleri, mahalli seçimleri genel seçimden daha çok önemsediler ve bunun hiçbir seçmenimizin gözünden kaçmadığını, seçmenlerin söylemlerinden anlıyorum uğradığım mekanlarda… Bir kere daha ifade etmek isterim ki, seçim yarışının gergin bir ortam içinde geçiyor olması, fevkalade rahatsız etmektedir sağ duyu sahibi vatandaşlarımızı ve medyamız, bu tutumun benimsenmediğine yönelik ciddi bir uyarıda bulunarak asli görevlerinden birini yerine getirmedi maalesef…
Türkiye’miz; akan yıllar içindeki elverişsiz icraatlar yüzünden işaret eden muasır medeniyet düzeyine yakalamada rötar yaptığından “Kalkınan ülkeler” safında yer alamamış ve önemli sorun ile beklentilere çözüm üretmede gecikmesinin en önemli nedeni budur kanımca da… Şayet kalkınmış ülkeler safında yer almış olsaydık; önemli sorunlar uzun yıllar ülkemiz gündeminde kalmaz, beklentilerinin çoğu gerçekleşmiş olurdu halkımızın…
Kurtuluş Savaşından sonra ülkemizin kendi yağı ile kavrulmak suretiyle kalkınmasını hedefleyenler, tam bağımsızlık ilkeleri içinde ekonomik bağımsızlığın çok daha önemli olduğunu dikkate almış ve bu anlayış içinde küçümsenmeyecek hizmetler gerçekleştirmişlerdi başka ülkelere borçlanmadan… O dönemlerde 80 kuruşumuz bir ABD dolarına tekabül ediyordu ve paramızdan 6 sıfır silinmiş olmasına rağmen halen ekonomik alanda sıkıntı çekmemiz, ekonomik bağımsızlığımızın daha sonra gereğince önemsenmediğinin açık delili olup tüm iktidarların sorumlulukları vardır bu olumsuzlukta…
Dış odakların her zaman için ülkemiz ekonomisini hedef aldıkları bilindiği halde, bu emellerini boşa çıkaracak ciddi ve gerçekçi önlemler alınmadığındandır ki, aynı yöntemlerini sürdürmekteler halen… İçinde bulunduğumuz koşulların kritiğini yaptığımızda, yaşanmakta olan olumsuzluklardan derin üzüntü duyuyor ve bu önemli konuda 80 milyon insanımızı tek yumruk haline getirecek bir ortam oluşturmaya gayret edilmemesini çok önemli bir talihsizlik olarak görmekteyiz aynı zamanda…
Miting meydanlarında söylenenlere, anket şirketlerinin tespitlerine, yazılanlara ve çizilenlere itibar etmeyeceklerini belirten seçmenler, seçim sisteminden de duydukları rahatsızlığa rağmen, önümüzdeki Pazar günü sandık başına giderek vatandaşlık görevini ifa edeceklerini belirtiyorlar gönüllerinde yatan aslanın adını vermeksizin… “Seçmenin son sözü ne olacak?” diye heyecan içinde bekleyenlere, nasıl bir mesaj verileceğini birlikte izleyeceğiz 6 gün sonra…