Metin Arıtürk

SİYASİ TANSİYON YÜKSELİRKEN…

Metin Arıtürk

Mahalli seçimler için sandık başına gitmeye sadece 40 gün kaldı bugün itibarıyla ve kendi aralarında ittifak sağlayan siyasi partilerin sözcülerinin birbirlerine daha çok yüklenmeye başladıkları kaçmıyor seçmenlerin gözünden…  “Cumhur ittifakı”nın yaygınlaştırılacağı, “Millet ittifakı”nın da benzer önlemler alacağına yönelik haberleri medyadan izleyen vatandaşlar, siyasi tansiyondaki yükselişi değişik söylemlerle değerlendirirlerken, “Demokrasinin vazgeçilmezleri diye ifade edilen siyasi partiler, seçimi kazanmak için seferber ettikleri gayretin onda birini ülke ve halkımız menfaatlerine de göstermiş olsaydılar, işaret edilen muasır medeniyet düzeyini yakalamada gecikme yaşanmayacak ve sorunlarımız asgari düzeyde kalırken, küresel sorunların çözümünde daha çok söz sahibi olacaktık..” görüşünü dile getiriyorlar ağırlıklı olarak…

Yerel seçimlerin hizmetler açısından büyük önem taşıdığı ve Belediye Başkanlarının yanı sıra Belediye Meclis üyeliğine seçilecek olanların da işin ehli olmaları gerektiği hususu tartışılmazdır ama, adayların tespitinde ön seçime gitmeyen siyasi partiler, işin ehli olanlar yerine oy getirebilecek isimleri tercih ediyorlar ve bu görüşün bölgemizde daha çok önemsendiği de kaçmıyor gözden…

Bölgemizin her yerinde olduğu gibi, Siirt’te de mahalli seçim mücadelesinin iki siyasi parti arasında geçeceği muhakkak… Belediye Başkan adayını diğer siyasi partilerden çok  önce belirleyen AK Parti start verdiği seçim çalışmasını hızlandırırken, adaylarını açıklayan HDP'de start vermiş oldu seçim çalışmalarına… İki siyası parti dışında kalan ve seçime gireceklerini açıklayan diğer siyasi partilerde ise hareketlilik yok gibi… CHP’ye gelince merkez ilçede Belediye Başkan adaylığına kimi göstereceği, ya da aday gösterip-göstermeyeceği, bugün bu yazımı karalarken de kavuşmamıştı gün ışığına…

Seçmen vatandaşların, mahalli seçimler nedeniyle siyasi tansiyonun yükseliyor olmasından rahatsızlık duyduklarını kimi zaman bir araya geldikleri sohbetlerinde dillendirdiklerine tanık olduğumu da vurgulamak isterim ayrıca… Siyasi Partiler Yasası’nın benimsenmeyen mevzuatlarına rağmen 31 Mart günü sandık başına giderek hür iradelerini kullanma kararlılığında olduklarını dile getiren bazı seçmenler; “Çoğu seçmen, seçimi kazanmaya yönelik söylemlerin kritiğini doğru olarak yapma bilincine ulaşmıştır. Anketlere ve seçime yönelik yazılanlara da itibar edilmiyor… Ülkemizin sorunları ve halkımızın beklentileri çok net şekilde göz önündedir ve sorun ile beklentilerin çözümündeki gecikmede, günümüze dek ülkeyi yönetme şansı bulan tüm siyasi partilerin sorumlulukları vardır…” sözleriyle ifade ediyorlar tepkilerini…

Evet, sadece 40 gün kaldı sandık başına gitmeye ve seçmen vatandaş rahatsızlık duyuyor siyasi tansiyon yükseldiğinden…  Ne var ki, duyulan bu rahatsızlığın dikkate alınması ihtimali çok zayıftır maalesef… Yine de gönül arzu eder ki; seçime yönelik söylemlerde uzaklaşılmış olsun sergilenen sertliklerden…

Yazarın Diğer Yazıları