ABD ile ülkemiz arasında yaşanan soğukluğa ve bu soğukluk yüzünden dile getirilen sitemlere rağmen, müttefikliğin devamı hususu ağır basıyor kanımca da… Birleşmiş Milletlerin 73. Genel kurulu nedeniyle ABD’ye giden ve kuruldaki katılımcılara hitaben bir konuşma yapan Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında ayaküstü bir selamlaşma dışında görüşme gerçekleşmedi ama, söylemlerine bakıldığında iki liderin de mevcut stratejik ortaklığın devamından yana oldukları anlaşılmakta…
Erdoğan konuşmalarında YPG’ye yapılmakta olan silah yardımı yanı sıra 15 Temmuz’da hain darbe kalkışması ile ülkeyi ele geçirmek isteyen Fethullah Gülen’in halen yargılanmak üzere Türkiye’ye gönderilmemiş olmasından duyulan rahatsızlığı dile getirirken; “Bugüne kadar pek çok badireyi atlatan stratejik ortaklığımız, bu çalkantılı dönemin üstesinden de gelecektir…” diyerek başka konularda da mesajlar vermesi, iki ülke arasındaki müttefikliğin devamından yana bir söylem olarak değerlendiriliyor toplumumuzca… Son zamanlarda ülkemiz ekonomisini de hedef alan sözler sarf eden Trump’un, Erdoğan’ın dile getirdiği rahatsızlıklara rağmen yaptığı konuşmalarda İdlib için takınılan tavır nedeniyle Türkiye’ye iki kez teşekkür etmesinin ise, “ABD’nin de ülkemizle olan ilişkilerinden vazgeçmek istemeyeceği” değerlendirmelerine yol açtığını gözlemledim uğradığım kalabalık mekanların tümünde…
ABD ile uzun yıllardan beri sürdürülen müttefiklik esnasında yaşanan olumsuzlukları bu dar sütunlara sığdırmam imkansız olduğundan en önemli olarak gördüğüm olumsuzluğu aktarmakla yetineceğim sadece… 15 Temmuz 2016’da ülkemizi ele geçirmeye yönelik hain darbe kalkışmasının başını çeken biri olarak belirlenen ve halen ABD’nin Pensilvanya’sında ikamet eden Fethullah Gülen’in iletilen bilgi ve belgeler ışığında yargılanmak üzere Türkiye’ye gönderilmesi şeklindeki ısrarlı talepler kulak bulmamıştır günümüze dek ve böylesine büyük bir kötülüğe kalkışan kişiyi barındırmakta olan ABD’nin stratejik ortaklığından vazgeçmiyoruz yine de… Talepleri pişkin şekilde; “Bu konudaki kararı yargı verir..” diye yanıtlayan ABD’nin, bölgemizdeki hedefleri bellidir ve bu hedeflerinden vazgeçmesi söz konusu değil… Rusya’nın engeline takılan Suriye’deki hamlesini bundan sonra hangi senaryolarla sürdüreceği bilinmiyor ama menfaati doğrultusunda bölgede cirit atmaya devam edeceği, çok iyi bilinmekte… Rusya ile güçlendirilen ilişkilerimiz sonucu İdlib’te büyük boyutta kan dökülmesini önlemiş olmamız, ABD’nin arzuladığı bir tutum oldu ve Trump’un Türkiye’ye teşekkürü bu vesileyledir elbet…
Görüldüğü gibi iki taraflı tepkiler devam ederken, bizler stratejik ortaklığı devam ettirebileceğimizi belirtiyor, onlar da teşekkür ediyor bizlere…