Ülkemizde içine düşülen sayısız sıkıntıların yanı sıra değişik yörelerde meydana gelen depremler; ürkütüyor, endişelendiriyor halkımızı… Akan yıllar içinde zihinlerden silinmeyecek deprem felaketleri yaşanan ülkemizde önemli konuda yeterli önlemlerin alındığı söylenemez maalesef… İnsan canının her şeyden önemli olmasına rağmen her noktasında deprem riski taşıyan ülkemizde binaların depreme dayanıklı olmasına yönelik gereken duyarlılık gösterilmediğinden sayıları milyonlarla ifade edilen binaların yenilenmesi gerekmektedir ama bu gerekliliğin uzun zamana yayılacağı, ilgililerin zaman zaman yaptıkları açıklamalardan anlaşılmakta…
Dün sabah Marmaris’te 4.8 büyüklüğünde deprem yaşandığına dair haberleri dinlerken, depreme dayanıklı hali getirilmesi kaçınılmazlık arz eden binalardaki iyileştirmenin 15-20 yılı kapsayacağını dile getiren açıklamaları anımsadım ve böyle uzun bir süreçten söz edilmesi nedeniyle insanımızın yaşamına gereken önemin verilmediğine hükmettim bir kez daha…
Yurdun her yöresine güzel hizmetler kazandırılmış olsa bile, bir doğa afetinde insan yaşamının en düşük düzeyde kalmasına yönelik önlemler alınmamışsa, o güzelliklerin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur kanımca ve bu naçizane görüş içinde halkımızın en önemli beklentilerinin başında deprem riski gelir diye düşünüyorum bir çok yurttaşımız gibi…
İnşa edilen binaların çoğunun kaçak olduğu ve ruhsat işlemlerinin yeni yapıldığı belirtildiğine göre, her noktasında deprem riski taşıyan ülkemizde, bu çok önemli konuda denetim mekanizmasının işletildiğinden söz edilemez elbet… Binaların depreme olan sağlamlığını belirleyen kriterler vardır ve bu kriterlere riayet edilmez ise bundan böyle de depreme dayanıklı olmayan yeni binaların vücut bulması önlenemeyecek, Allah korusun bir afet meydana geldiğinde geçmiş yıllarda olduğu gibi yüksek oranda gerçekleşecektir can kaybı…
Deprem ile iç içe yaşayan başka ülkelerde, alınan önlemler sayesinde 9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğinde bile çok düşük düzeyde kalıyor can kaybı ve bizler geçmiş yıllarda yaşadığımız bu felaketten gereken dersi çıkarmış değiliz halen… Bugünlerde İstanbul Kağıthane’de bir inşaatın isnat duvarının çökmesi sonucu 4 katlı bina ile bölgede 19 binanın daha güvenlik nedeniyle tahliye edilmiş olmaları, inşaatlardaki denetimlerin yetersizliğini gözler önünü seriyor ve deprem kuşağında olan ülkemizde bu durum; korkutmakta, endişelendirmektedir doğal olarak…
Deprem uzmanlarının tespitlerine göre ilimiz birinci derecede deprem kuşağında yer almaktadır ve bu nedenle bizleri bu afetten koruması için dua etmeliyiz yüce yaradana… 1. Deprem bölgesinde bulunmamıza rağmen, 11-12 katlı binaların yükselmesine izin vermenin çok yanlış olduğunu belirtirken, inşaatlarda denetim mekanizmasının işletildiğine tanık olmadığımızı da vurgulamak isterim ayrıca…
Depreme dayanıklı olmayan binaların 15-20 yıl süre içinde değil, çok daha kısa zamanda yenilenmeleri gerekir diyerek de bir kere daha dikkatini çekiyorum etkili ve yetkililerin!...