Halkımız, “Demokrasinin vazgeçilmezleri” diye ifade edilen siyasi partilere, kendilerine vaat edilen refah ve huzuru sağlayamadıklarından küskündür ve bu nedenle yeni kurulacak siyasi partiler, seçmenlerimize güven vermekte zorlanacaklardır kanımca…
Tüm siyasi partiler, programlarında seçmenin arzu ettiği beklentilere yer verirler ama programlarında yazılanları kağıt üzerinde bıraktıkları gerçeği, çok net olarak gün ışığındadır maalesef… Şayet,vaat ettiklerini yapmış olsaydılar işaret edilen muasır medeniyet düzeyini yakalamada rötar yapmak söz konusu olmayacak ve “Kalkınmakta olan ülkeler” safında değil, “Kalkınmış ülkeler” safındaki yerimizi alacaktık elbet…
Çok sayıda siyasi partinin bulunduğu ülkemizde, birliktelik sağlayan siyasi partilerden bir kaçı TBMM çatısı altına girebilmiştir sadece ve son zamanlarda yeni siyasi parti kurmaya soyunanlardan biri de, AK partinin eski ağır toplarından biri olan ve “İyi bir ekonomist” diye ifade edilen Ali Babacan’dır bilindiği gibi… 2019 yılının son ayında kuracağı partinin adını, logosunu ve kurucular kurulunu açıklaması beklenirken, açıklamanın iki ertelemeden sonra önümüzdeki Mart ayının ilk haftasına sarktığı belirtiliyor şimdi de…
Yine AK Parti’de Başbakanlık da dahil önemli görevler üstlenen isimlerden biri olup partiden ayrılarak “Gelecek” adı altında siyasi parti kurup yaşama geçiren Ahmet Davutoğlu’nun partisine yönelik yapılan değerlendirmeler yanı sıra, önümüzdeki Mart ayında Babacan tarafından açıklanacağı belirtilen siyasi partiye yönelik olarak da görüş belirtiliyor kamu oylumuzda ve ziyaret ettiğim mekanlarda çoğu vatandaşımızın aynı görüşü paylaştığına tanık olduğumdan ne söylediklerini aktarmak isterim özetle; “Seçim meydanlarında bizlere refah ve huzur türküleri okuyan siyasi partiler sözlerinin arkasında durmadıklarından sorunlarımız büyümüş ve sıkıntılar artmıştır. Oylarımızla yüce makamlara ulaşanlar, tatlı koltuklara kavuştuktan sonra ülkemiz ve halkımız sorunlarını her şeyden önemli görmüyorlar ve sadece koltuklarını muhafaza etmeyi hedefliyorlar.. Yoksulluk tırmanıyor ve kuruşların dahi hesabını yapmak gerekirken, her alanda fuzuli israflar ve savurganlıklar yaşanıyor.. Milli gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmezken, bu adaletsizliğin en önemli halkası olan ücret dengesizliğini gerçek anlamda giderecek önlemler alınmıyor.. İşsizlik had safhada ve milyonlarca işsiz insanımızın ne yaptıkları, nasıl geçindikleri noktasına aldırış edilmiyor… Yurtta sulh, cihanda sulh ilkesi önemsenmediğinden samimi olan müttefikimiz yoktur ve kendileriyle ilişkilerimiz olan bazı ülkelerin müttefikliğe nasıl aykırı hareket ettiklerini, artık görmeyen göz kalmamıştır… Daha sayılabilecek nice sıkıntılar vardır ve mevcut siyasi partilerden kopup yeni siyasi parti kuranların da sorun ve beklentiler için çözüm üretebileceğine inanmıyoruz.. Aslında hiç birimizin siyaset alanından uzak kalmamamız gerekir… Mevcut siyasi partilerin doğuracağı siyasi partiler yerine, yepyeni siyasi parti oluşturmakta yarar var ve bu beklentiyi, sayıları 12,5 milyon olarak ifade edilen emekli yurttaşlarımız gerçekleştirebilirler… Emekliler Derneği, bu camianın içinden ülkenin ve halkın sorunlarını bilen, birikimli ve donanımlı insanları bir araya getirmek için gayret gösterse, çok hayırlı sonuçlar alınacaktır…”
Halkımızın paylaştıkları bu görüş yabana atılacak bir görüş değildir diyerek, bir arayış içine girmesini tavsiye ediyorum Emekliler Derneği’nin etkili ve yetkililerine!..