Liramızın yabancı paralar karşısında küçülmesi, satın alma gücüne yansımış oldu haliyle ve bundan sonra paramızın nasıl ve ne zaman değer kazanabileceği noktasında sağlıklı bir tahmin yapmak mümkün değil... İthalat ve ihracat ödemeleri Dolar kuru üzerinden gerçekleştirildiğinden liramız değer kaybettikçe satın alma gücü de azalıyor ve milli gelir dağılımından gereğince istifade edemeyen yurttaşlarımız, insanca yaşam koşullarından uzaklaşıyorlar daha da... Milyonlarca vatandaşımızın insanca yaşam koşullarını kucaklayamamalarının iki önemli nedeni vardır ve bu nedenler; koyu işsizlik ile milli gelir dağılımındaki adaletsizlik olup, bunlardan kaynaklanan sayısız olumsuzlukların asgari düzeyde kalmalarına yönelik umut veren bir gelişme, halen yok maalesef... Gıda ile, sebze ve meyve yanı sıra zorunlu ihtiyaç kalemleri olan doğalgaz, elektrik fiyatlarındaki büyük artış; düşük gelirlilerin sıkıntılarını tırmandırmışken, birçok ülkede olduğu gibi ülkemiz gündemine de giren korona virüsü salgını; nice insanımızın yaşamını yitirmesine, binlerce insanımızın uzun zaman iş yerlerinden uzak kalmasına sebebiyet verdi aynı zamanda... Bir müddet önce berberler, kuaförler, güzellik merkezleri ve AVM'lere kurallara uymaları şartıyla iş yerlerini açmalarına izin verildi ve kendilerine sıra gelmesini bekleyenler var halen... Normalleşmenin bundan sonra nasıl seyredeceğini önümüzdeki günler gösterecek ve arzulanan bir sonucun alınması, biz vatandaşların öngörülen kurallara uymamız ile mümkün olabilecektir ancak... Alınan önlemler cümlesinden olarak günlerce iş yerlerini kapatanlar maddi açıdan küçümsenmeyecek boyutta zarara uğradılar ve bu nedenle çoğunun zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma girdiklerine tanık olduk derin üzüntü içinde... Yani iş yerini kapatan birçok vatandaşımız da satın alma gücünü büyük ölçüde yitirdi korona virüsü yüzünden... Yıllardan beri elverişsiz uygulamalar nedeniyle insanca yaşam koşullarından yoksun olan vatandaşlarımız, ölümcül virüs yüzünden de maddi bedel ödemekteler ve şehirlerarası ulaşıma getirilen kısıtlamalardan bir örnek vermekle yetineceğim bu görüşüme yönelik olarak... Sosyal mesafe uygulaması ile otobüs yolcularının sayısında yarıdan fazla bir düşüş öngörülünce bazı otobüs firmalarınca bilet fiyatlarında fahiş ölçüde artış yapmaları üzerine Ulaştırma Bakanlığı, kilometre bazında ücret ayarlamasına giderek otobüs firmalarının mağduriyetini giderdi ama, seyahate çıkacak vatandaşlarımızı mağdur etti bu uygulaması ile... Çok yüksek olan mazot fiyatlarında indirim yapılarak tüm tarafların mağduriyeti asgari düzeyde bırakılabilirdi ama, yine elverişsiz icraatlarda olduğu gibi vatandaşa çıkarılmış oldu otobüs yolcu sayısının indirilmesine yönelik fatura ve bu olumsuzluk da satın alma gücüne inen bir darbedir anlaşılacağı gibi...