Zam yağmurunun devam ettiği ülkemizde ekonominin mutlaka düze çıkarılması gerektiğinden söz edenler, özellikle her alanda üretmemiz ve toplum olarak gereksiz tüketimden kaçınmamız gerektiğinin altını çizmekteler ve bu görüşü hedefine ulaştıracak ciddi bir gayret gösterilmemekten duydukları üzüntüyü dile getiriyorlar bir araya geldikleri yerlerde… Vatandaşlarımızın gündemindeki en önemli diğer sorun ise; aylardır Suriye’nin kuzeyinde hedeflenen “güvenli bölge” nin akıbetidir ve uğradığım mekanlarda bunu gözlemlediğim için ABD’ye güvenilmemesi gerektiğini vurgulamak isterim bir kez daha…
Önemli savunma araç gereçlerini başka ülkelerden satın alırken kimilerinin gocunmakta olduğuna, S-400 füzelerini Rusya’dan temin ederken tanık olduk bilindiği gibi… ABD, Rusya’dan satın alınan S-400 füzelerinin alımından vazgeçmemiz için baskılar uygulamaya çalıştı, ancak kulak verilmedi baskılara… Yıllardır müttefik ve stratejik ortak diye ifade edilen bu ülkenin sayısız olumsuzluklarına hedef olduğumuz halde, ticaret hacmimizin 100 milyar dolara ulaştırılması için gayret sarf edildiğine yönelik haberleri dinleyen sağ duyu sahibi her vatandaşımız; “Nasıl böyle düşünülebiliyor?..” sorusuna yanıt arıyorlar haklı olarak…
Ülkemizi ele geçirmeye kalkışan bir haini halen kendi topraklarında barındıran ABD, dillendirilen “Fırat’ın doğusu” konusunda da samimiyetsizliğini belgeledi yine… Suriye’nin kuzeyinde “Güvenli Bölge” oluşturmak gayesiyle ortak çalışma başlatılmışken bile buradaki terör örgütlerine silah ve malzeme yardımını sürdürdüğü ilgililerimizce belirtilen ABD’nin “Güvenli Bölge” konusunda Türkiye’yi tek başına bıraktığı, Erdoğan-Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesiyle kavuşmuş bulunuyor gün ışığına…
Telefon görüşmesinden sonra Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada; “Türkiye yakın zamanda Suriye’nin kuzeyine uzun süredir planladığı operasyon için harekete geçecek. ABD silahlı kuvvetleri bu operasyonu desteklemeyecek, ya da bu operasyona dahil olmayacak…” denilirken, Erdoğan’ın Trump’tan yapılan davet üzerine önümüzdeki ay Washington’a gideceğine de vurgu yapılmakta…
Kamu oyumuzun tümüne yakınının ABD’nin gerçek bir müttefik ve stratejik ortak olmadığı, hiçbir zaman bu ülke yönetimlerine güvenilmemesi gerektiği görüşünde ne kadar haklı olduğu, Suriye’nin kuzeyinde müşterek bir çalışma ile gerçekleştirilmek istenen “Güvenli Bölge” konusunda aylardır gerçekleştirdiği oyalama taktiğiyle de kavuşmuştur gün ışığına… Terör örgütlerine silah ve malzeme yardımını sürdüren ABD; “Kendi
göbeğinizi kendiniz kesiniz...” anlamı taşıyan bir karar açıklamış oldu aylarımızı çalan oyalama sonrasında…
“ABD silahlı kuvvetleri bu operasyonu desteklemeyecek. Ya da bu operasyona dahil olmayacak”
açıklamasının başka bir anlamı yok elbet… Göz önündeki bu gerçekler nedeniyle ABD’ye nefret duyan kamu oyumuzda; “Keşke böylesine bir oyalamaya meydan verilmeseydi…” diye de görüş seslendiriliyor ayrıca…
Bundan böyle olsun bu ülkenin müttefikliği ve stratejik ortaklığı noktasında çok dikkatli olmamamız gerektiği ortada…