Ekonomik alanda bağımsız olmayan ülkelerin başka alanlarda da bağımsız olma şansları düşük olur ve bu nedenle ekonomilerini güçlü kılmayı hedefler tüm ülkeler... İstanbul’da sosyal mesafeye uygun şekilde bir araya gelinen mekanlarda vatandaşlar, içinde bulundukları ekonomik koşullardan söz ediyorlar özellikle ve yap-işlet-devret modeliyle öngörülen hizmetleri gerçekleştiren firmalar ya da konsorsiyuma, asgari olarak sağlayacakları kazanç için güvence verilmesinin de faturasını ödemek durumunda kaldıklarını ifade ederlerken; “Bu hesabın nasıl yapıldığını bilmiyoruz ama yapılan açıklamalardan anladığımız kadarı ile verilen güvenceler bağlamında çok büyük ödemeler yapılıyor ve dolar bazındaki ödemeler ülkemiz bütçesine ağır bir yük bindiriyor... Bu yükün ceremesini de biz çekiyoruz ve maalesef birçok alanda daha yaşanan savurganlıklar vardır...” diyorlar özetle...
Ekonomi; ticaret, çalışma, tarım, sanayi ve her alanı ilgilendirdiğine göre ülkelerin ekonomik alanda güçlü olabilmeleri, halklarının zenginliği kucaklamalarıyla mümkündür elbet... Çalışarak üreten toplumlarda ekonomik çark düzgün döner ve kimi zaman sıkıntılar yaşansa da üstesinden gelinir güçlü ekonomi sayesinde... Bizler, birçok alanda üretmede yetersiz kalıyoruz ve bunun önemli nedenlerinden biri; milyonlarca insanımız gücünün atıl durumda olmasıdır... Bu olumsuzluğun ne zaman asgari düzeye indigenebileceği noktasında ise sağlıklı bir tahmin yapma şansına da sahip değiliz maalesef... Bırakalım bazı önemli savunma araç gereçlerini ithal ettiğimizi, çok elverişli tarım potansiyelimizi bile değerlendirmediğimizden, yine başka ülkelerden ithal etmekteyiz çok sayıda tarımsal ürünü...
Atatürk’lü dönemlerde yokluklara rağmen önemli hizmetlerin gerçekleştirildiği ülkemizde, şimdiyse günbegün gelişmekte olan teknolojiyi, işaret edilen muasır medeniyet düzeyine ulaşmadaki rötar yüzünden yakalayabilmiş değiliz ve güçlü bir ekonomiden yoksun oluşumuzdur bu olumsuzluğun nedeni de...
İktidarı ve muhalefeti ile ülke yönetiminde söz sahibi olanların asıl sorunlar ve beklentiler üzerinde durulmadığından da sitem edilen sözleri dinlerken, bizleri fazilet rejimi Cumhuriyet ile kucaklaştıran İstiklal Savaşımızın mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ün ekonomi konusundaki sayısız söylemlerinden çok kısa bir özet vererek sitemlerinde haklı olduklarına dikkatini çekmek istedim etkili ve yetkililerin.. “Bir milletin doğrudan doğruya yaşamasıyla, yükselişiyle, çöküşüyle ilişkili ve ilgili olanı milletin ekonomisidir... Yeni Türkiye’mizi layık olduğu düzeye eriştirebilmek için kesinlikle ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Çünkü zamanımız, tamamen bir ekonomi döneminden başka bir şey değildir..” diye buyuran yüce önderimiz, milletin ekonomisi güçlü olmazsa devlet ekonomisinin de güçlü olmayacağına dikkat çekmiştir kanımca... O halde, işsiz insanlarımızı ekonomiye kazandırarak daha çok üretmeyi hedeflemek önceliğimiz olmalıdır mutlaka!..