Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de korona virüsüne yönelik mücadele devam ediyor ve Sağlık Bilim Kurulu'nca yapılan açıklamaları, dikkatle dinliyor vatandaşlarımız... Mart ayında ülkemiz gündemine de giren ölümcül salgın nedeniyle alınan önlemler, binlerce yurttaşımızın daha işsizler ordusuna intisap etmelerine yol açtı ve milyonlarca vatandaşımız da ev hapsine zorunlu kılındı virüsün yaygınlaşarak daha çok sayıda ölümlere yol açmaması için... 31 ilimizi kapsayan hafta sonlarındaki sokağa çıkma yasağı, geride bıraktığımız haftada 1 Mayıs Cuma gününü de kapsayacak şekilde 3 gün olarak uygulandı ve bu uygulamanın Mayıs ayı boyunca sürdürüleceği belirtilirken, Ramazan Bayramındaki yasak süresinin de 2 günün üstünde gerçekleşme ihtimalinin bulunduğundan söz edilmekte ayrıca...
65 yaş ve üstü vatandaşlarımızla 20 yaş ve altı yurttaşlarımız için devamlı kılınan sokağa çıkma yasağında ise halen bir değişiklik yok ve bu insanlarımızı nefeslendirme adına arzulanan uygulamanın bir müddet sonra gündeme gelebileceği, seslendirillen ifadelerden anlaşılmakta... Uygun mütalaa edilen uygulamaların olumlu sonuç verdiğinden söz eden ilgililer, kimsenin rehavete kapılmayarak bundan sonra da duyurulan önlemlere riayet etmelerinin gerektiğini vurguluyorlar ve şüphesiz, salgını en az zararla atlatmak için uyarılara uymak şart!.. Bayramdan sonra normalleşme sürecine start verebilmek için korunmaya yönelik uygulanan önlemlerden daha olumlu sonuçlar alınmaz, daha doğrusu öngörülen yasaklara riayet edilmez ise Allah korusun ikinci bir virüs dalgası ile karşı karşıya kalabiliriz ki, çok ağır bedeller ödemekten kurtulamayız ve bu olasılığı dikkate almalıyız mutlaka... Sadece ölümcül virüsten söz edilirken, önlemler cümlesinden olarak iş yerlerini kapatmak mecburiyetinde kalanlarla geçim sıkıntısını çeken diğer vatandaşlarımızı rahatlatmaya yönelik maddi kaynaklara ihtiyaç olduğunun altını çizilmekte, bazı borçların ertelenmiş olması durumunun, bundan yararlandırılmış olanları erteleme sonrası sürece girildiğinde daha çok sıkıntıya sokacağı vurgulanarak bu gerçeğin göz önünde bulundurulması gerektiği de dillendirilmekte... Öngörülen önlemlere yönelik olarak en çok eleştirilen husus ise, yılan hikayesine döndüğü gözlemlenen maske dağıtımıdır ve halen maske alamadıklarını dile getiren bir çok hemşerimiz; "Maskeleri, muhtarlar aracılığıyla dağıtmak en doğrusuydu.. Çünkü muhtarlar, mahallelerinde ikamet edenleri en iyi tanıyanlardır ve dağıtım görevi kendilerine tevdi edilmiş olsaydı, günümüzde maske almayan kimse kalmayacaktı.. Muhtarların böyle bir görevi yerine getiremeyecekleri düşünülemez..." diyor özetle ve bu görüşlerinde haklılar kanımca...