Ülkemizin en önemli sorunlardan birinin işsizlik olduğu, TÜİK’in aktardığı istatistiki bilgilerle gün ışığına kavuşmuş bulunmakta… %14,7 olarak dile getirilen işsizlik oranının çok daha yüksek olduğu görüşünü paylaşan vatandaşlarımız önemli konuya yönelik ciddi bir mücadele verilmediğini belirtirlerken; “İşsizliği gidermek için ciddi önlemler alınsaydı işsiz sayısı artmaz, azalardı… TÜİK’in yaptığı açıklama, toplumda paylaşılan bu görüşü teyit etmektedir ve bundan böyle olsun işsizliğin aşağılara çekilmesini sağlayacak ne tür önlemler alınacağı halen bilinmiyor..” diye ifade ediyorlar tepkilerini…
Toplumun önemli konuda yaptığı seslendirmeye katılmamak imkansız… Gerçekten de işsizliğe yönelik ciddi önlemler alınsaydı, işsiz sayısı artmaz azalırdı ve ekonomimize de yansımış olurdu böyle bir olumluluk… İşsizliğin tırmanmasındaki önemlerden biri akan yıllar içinde kırsalımıza sahip çıkılmadığından, oralarda ikamet eden insanlarımızın başka yerlere göç etme mecburiyetinde kalmalarıdır ve bu mecburiyeti ortadan kaldıracak önlemlerin ne olabileceği, sağlıklı şekilde saptanmış değildir günümüze dek…
Kırsal kesimlerde bulunan vatandaşlarımız tarım ve hayvancılık sektörlerine kazandırılmış olsaydılar, başka yerleşim alanlarına göç etmeyecek ve elverişli olan iki sektörümüzün gelişmesine vesile olacaklardı aynı zamanda… Ne var ki, çok elverişli potansiyellerimiz olan tarım ve hayvancılık sektörlerine sözde değer verilerek ülkemizin, bu iki sektörde üretilen ihtiyaç kalemlerini başka ülkelerden ithal etmesine ve bu kesimden elde edilebilecek ekonomik kazanımların hiç mesabesinde kalmasına sebebiyet verildi aynı zamanda…
Üretimi içermeyen istihdamlarla koyu işsizliği aşağılara çekmenin mümkün olmayacağı gerçeği dikkate alınmaz ise, yeni açılacak tesislere verilecek teşvik ve destekler bir işe yaramayacaktır derken, özellikle tarım ve hayvancılık sektörlerimizi sahiplenerek kırsalımızı ekonomiye kazandırmamız gerektiğini vurgulamak isterim ayrıca… Çok elverişli olan söz konusu potansiyellerimizi gereğince değerlendiremedikçe başka hiçbir alanda ekonomik kazanımlar elde etmek mümkün değildir kesinlikle…
Kırsaldan olan göçleri durdurmak için oralarda ikamet eden yurttaşlarımız, hayvancılığa özendirilmeliler mutlaka… Bu kesimlerdeki çoğu vatandaşımızın hayvancılığa müsait elverişli arazileri yoktur ve bunun içindir ki tarım ve hayvancılığı önemsediklerini belirtenler, onlara elverişli arazi sağlamaya çalışmalılar evvel emirde… Hazine arazilerini değerlendirme yanı sıra ekilmeyen arazilerden saktın almak suretiyle de hayvancılıkla gerçek anlamda uğraşmak isteyenlere destek çıkıldığı taktirde başka yörelere olan göçler asgari düzeyde kalacağı gibi ülkemiz, hayvancılık sektöründe dünya ülkeleri arasında söz sahibi konuma gelir birkaç yıl zarfında…
Tarım ve hayvancılık sektörlerine dayalı sanayi tesisleri de önemsenmeli ve bu beklentiye vatandaşların katkı sunmaları kaçınılmazlık arz etmekte... Sermayelerin birleştirilmesi suretiyle Salça fabrikası, Bulgur fabrikası ve benzer tesisler kurmak hiç de zor değil ve bu beklentide kooperatifçilik ruhunun yaşama geçirilmesi hususu önem taşımakta… Bu düşünceler içinde işsizlikle mücadelede öncelikli olarak kırsaldaki yurttaşlarımızın göçünü önleme noktasına daha çok önem verilmesi gerektiğine bir kez daha dikkatini çekiyorum etkili ve yetkililerin…