Değişen ABD yönetimlerinin öncelikli hedefleri ülkelerinin çıkarlarıdır ve Ortadoğu politikalarında bir değişiklik yaşanmıyor olması nedeni, budur kanımca… Emperyal güç olmanın yanı sıra “süper güç” vasfına sahip bu ülkenin okyanus ötesinden Ortadoğu Bölgesine gelmesi, çıkara dayalı politikasının sonucudur ve bundan böyle de aynı tutumunu sürdüreceği muhakkak gibi gözükmekte…
Dünya genelinde yankı uyandıran Gazeteci Kaşıkçı olayıyla ilgili olarak Suudi yönetimince yapılan resmi açıklamadan sonra ABD Başkanı Donald Trump Kral Selman’ı suçlamazken, danışmanı ve aynı zamanda damadı olan Jared Kushner’in, katliamla ilgili yaptığı değerlendirmelerde; “Şu anda yönetim olarak gerçekleri araştırma safhasındayız. Ulaşabildiğimiz kadar çok şeye ulaşmaya çalışıyoruz. Daha sonra hangilerinin güvenilir olup olmadığını belirleyeceğiz.. Başkan Trump’ın ABD’nin iyiliğine odaklandığını düşünüyorum. Nelerin bizim stratejik çıkarlarımıza olduğunu, nerede ortak çıkarlarımız olduğunu dikkate alıyoruz…” dediği gözlendi medya haberlerinde…
Ülke yönetimlerinin, kendi ülkelerinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmaları bir güzelliktir elbet… Ancak söz konusu çıkarlarını başka ülkelerde arayarak oraları kan deryasına dönüştürmeye kalkışmaları, tasvip edilecek bir tutum değil!... Terörden farklı olmayan böyle bir tutumdan uzak kalarak ülke çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı takdire şayandır ve böyle bir anlayışı güden ülkelerde, refah düzeyi çok daha yüksek oranda gerçekleşir aynı tutumu sergilemeyen ülkelere kıyasla…
Dikkat edilirse ABD’de yeni gelen bir yönetim, kendisinden önceki yönetimin Ortadoğu politikası her ne idiyse aynısını devam ettirmekte… Yani kendisinden önceki yönetimden farklı bir tavır sergilemiyor, karalamıyor yönetim mensuplarını… Irak’ın işgalini gerçekleştiren ABD yönetiminin vatandaşlarına; “Refah düzeyinizi daha da arttırmak için...”diyerekten “Orada ne işimiz var?..” tepkisi taşıyanları ikna ettiği ise unutulmuş değil… Ortadoğu’daki zenginliklerden uzun yıllar yararlanmak gayesiyle yaşama geçirilen senaryolar, maalesef buraları kan gölüne dönüştürmüş ve bu senaryolara körü körüne alet olanlar ağır bedeller ödemişlerdir gönümüze dek…
Çıkar elde etmek gayesiyle teröristlerin yaptıklarından farklı olmayan bir tutum içinde hareket edilerek başkalarının ölümüne, perişan olmalarına sebebiyet vermenin insanlık dışı bir vahşet olduğunun altını çizerken, bu vahşeti içermeyen tutumla ülke çıkarlarını ön planda tutmayanların da ülkelerine ve vatandaşlarına zarar verdikleri gerçeğini vurgulamak isterim ayrıca…
Çıkarları nedeniyle okyanus ötesinden gelerek Ortadoğu’da cirit atan ABD’nin, Cemal Kaşıkçı cinayetini de ülke çıkarları için bir fırsat olarak telakki edeceği, başkan Trump’ın damadı ve danışmanı Kushner’in yaptığı belirtilen açıklamalardan anlaşılmakta… Bir müddet önce Suudi’den 100 milyon Dolar koparan ABD’nin yakında bu ülkeyle yine milyarlarca silah satışı için anlaşma sağladığı duyulursa şaşmamak gerekir elbet!...