Kurtuluş Savaşı’nın büyük bir zaferle sonuçlanmasından sonra tam bağımsızlığın en önemli gereksinimi olan ekonomik bağımsızlığı teessüs ettirmek gayesiyle sayısız fabrikalar ile tesislere vücut buldurulmuş ve söz konusu tesisler; hem vatandaşlarımıza ekmek kapısı aralamış, hem de küçümsenmeyecek bir katkı sunmuştu ülkemiz ekonomisine…
Benzer tesislerin yaygınlaştırılması gerekirken, işsizliği devlet kapısında daha kolay giderme zihniyetiyle hareket eden ülke yönetimindeki yetkililer, 10 işçi kapasiteli bir tesiste 100 kişiyi çalıştırmakta sakınca görmedi ve haliyle yüce devletimizin sırtında kambur teşkil etmeye başladılar zaman içinde… Bir kez daha vurgulamak isterim ki, toplamda yaklaşık 70 milyar dolara elden çıkarılan tesislerin aynısını 900 milyar dolara, hatta daha fazlasına mal etmek, mümkün değildir günümüzde… Başka ülkelerin gerçekleştirdiği özelleştirmeyi, ülkemiz bünyesinde uygulamak mecburiyetinde değildik ama, siyasilerin arpalıklarına dönüştürüldükleri için zarar eden tesisleri satmak, yenilerini kurmaktan daha kolaydı ve sakız fiyatına satılsalar bile, bir müddet için rahat nefes aldıracakları hususu önemsendi maalesef…
Çok sayıda istihdam sağlandığı ve bu yıl içinde de küçümsenmeyecek sayıda istihdam sağlanacağı ifade edildiğinden sözü edilen istihdamların hangi alanlarda olduğunu, düşünmeden edemiyorum doğrusu… Çünkü özelleştirmenin gereği olarak istihdamın devlet bünyesinde açılacak tesislerde gerçekleşmeyeceği, bilinen bir gerçek… İyi de, bu durumda istihdam edilen ve edilecekleri belirtilen milyonlarca vatandaşımızın uğraş alanları üretime yönelik olmazsa, nasıl aşmış olacağız ekonomik çıkmazı?..
Söylemeye çalıştığım, gerçekleştirilen istihdamların üretime yönelik olmasının kaçınılmazlık arz ettiği ve bu kaçınılmazlığın dikkate alınmaması durumunda, ekonomimizin bir istifadesi olmayacağı… İşsiz insanlarımıza ekmek kapısı aralanmasını, kamu oyumuzun yürekten benimsediğini ve arzuladığını; “İşsiz vatandaşlarımızın ne yaptıklarına, nasıl geçindiklerine kafa yormamak, büyük bir vebaldir. Çoğu zaman kötülüklerin mecburiyetler sonucu gerçekleştiği gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda, ülke yönetiminde söz sahibi olanların işsiz insanlarımızı kötülüklerden korumayı, öncelikli bir görev olarak telakki etmeleri gerektiğini düşünüyoruz…” sözleriyle dile getirdiklerine tanık olduğum için biliyor ve katılıyorum bu görüşlerine… Ancak, sağlanacak istihdamın işsizlere ekmek kapısı aralama yanı sıra üretime yönelik olması gerekir ve bu gerekliliğin göz önünde bulundurulmaması, kısa bir zaman zarfında tüm halkımızın ekonomik alanda zarar görmesine vesile olacağından her alandaki sıkıntılarımız büyüyecektir daha da… Bunun içindir ki, istihdam sağlama gayreti içine girilirken, gerçekleştirilecek istihdamın üretime yönelik olması hedeflenmelidir mutlaka!..