Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan işsizliğin halen tırmanışta olduğu, TÜİK verilerinin yaptığı açıklamalarla gün ışığındadır maalesef… Resmi olarak her ne kadar işsiz sayısı 4 milyon küsur olarak ifade edilmekte ise de aslında 8 milyon olduğundan dem vuranlar olmakta ve asıl işsiz sayısının, 10 milyonun çok üstünde olduğunu düşünenlerdenim ben de…
Milyonlarca insan gücü atıl durumda olan bir ülkenin sağlıklı bir kalkınma gerçekleştiremeyeceğinin aksi iddia edilemez ve işsizliğin aşağılara çekileceği ifadelerine rağmen işsiz sayının artması, karamsarlığa yol açmakta… Bazı kurum ve kuruluşlarda geçiciliğine çalıştırılmak üzere alınanların kısa bir müddet için ekmek kapısına kavuşturulmaları memnuniyet verici olsa da söz konusu istihdamın ekonomiye yansımaması üzücü ve düşündürücüdür elbet… Çünkü üretime yönelik olmayan bir istihdam, işsiz vatandaşlarımızın bir müddet için rahatlamalarını sağlar sadece ve hiçbir yararı olmaz ekonomiyi düze çıkarma hedefinde…
Milyonlarca işsiz insanımızın ne yaptıkları, nasıl geçindikleri hususu düşünüldüğünde, işin vahameti daha iyi anlaşılır kanımca da… Çünkü; işsiz insanlarımız karınlarını bir şekilde doyurmak, ailelerini geçindirmek için gayret edeceklerdir ve umduklarını bulamayanlardan kötü yollara sapmak mecburiyetinde kalabileceklerini söylemek, yanlış bir tespit olmaz herhalde?...
Refah ve huzur, toplumların öncelikleridir ve bu iki beklentinin birbirleriyle ilişkileri de vardır kanımca… Huzursuzluğun en önemli nedenlerinden birinin refahsızlık olduğu görüşünü paylaşan vatandaşlarımız: “Hiç kimse anadan doğma kötü değildir ve çoğu zaman insanları kötülüğe yönelten mecburiyetlerdir..” diye görüş belirtmektedirler ve yabana atılamaz bu görüş… Aş bulamayan işsiz insanlarımızı olası kötülüklerden korumak için kalıcı bir ekmek kapısına kavuşturmak gerekmektedir ama, yıllardır işsizliğin aşağılara çekileceğini ifade edenler bu önemli beklentiyi sağlayamadıklarındandır ki, işsiz sayısı artmaktadır daha da ve yukarıda belirttiğim gibi ülkemizdeki işsiz sayısı 10 milyonun çok üstündedir aslında…
Sıkıntı içine düştüğümüz ekonominin düze çıkarılabilmesi için milyonlarca insanımızın atıl durumdaki güçlerini ekonomiye kazandırmak gerekir evvel emirde ve buna gayret edilirken, gerçekleştirilecek istihdamın üretime yönelik olması hususu dikkate alınmalıdır mutlaka… Daha çok üretim hedefi güdülebilecek sektörler tarım ve hayvancılık sektörlerimizdir ve bu iki sektörümüzün getirildiği noktalar, büyük bir talihsizliktir ülkemiz ve halkımız adına…
Bir kere daha vurgulamak isterim ki; tarım ve hayvancılık sektörlerimizi hak ettikleri noktaya taşıyacak önlemler gecikmesiz yaşama geçirilmedikçe, başka sektörlerde daha çok üretme başarısının elde edilmesi mümkün olmayacaktır ve ilgililer bu gerçeği görmeliler artık!..