Metin Arıtürk

İKİ ÖNEMLİ SEKTÖRE YÖNELİK BÜYÜYEN GÜVENSİZLİK…

Metin Arıtürk

Güvensizlik itimatsızlıktır ve her alanda arzu edilmeyen itimatsızlıkların yaşanmakta olduğuna tanık olmaktayız sık sık…  Bu konuda asli görevi; halkın gözü, dili ve kulağı olması gereken medyamızdan bir örnek verecek olursam, son zamanlarda bu anlamlı görevin gereğini yerine getirmediğinden “Dördüncü kuvvet” diye ifade edilen vasfını yitirdiğini ve büyük ölçüde itibar kaybettiğini vurgulamak isterim duyduğum derin üzüntü içinde… Olup-bitenlerle ilgili bilgileri aktarma işlevini objektif şekilde yerine getirmesi gereken medyamızın bu noktayı önemsemediği, geniş tepkileri içeren söylemlerle dile getiriliyor kamu oyumuzca… Haberlerin yanı sıra köşe yazıları ile diğer değerlendirmelerin kamu oyunu oluşturma fonksiyonlarına sahip olmasını fırsata çeviren bir anlayışın medyada yaygınlaştığından sitem eden bazı yurttaşlarımız: “Bilinçlenen toplumumuzda böyle bir fırsatın kullanılmakta olduğu görüşü ağırlık kazandığı içindir ki, medyaya duyulan güven yok denecek orana düşmüştür ve bu nedenle ne TV kanallarında yer verilmekte olan haberlere, ne de bazı köşe yazılarında dile getirilen değerlendirmelere azami ölçüde güven kalmamıştır… “ sözleriyle dile getiriyorlar tepkilerini…

Taşıdığı büyük önem nedeniyle dünya genelinde “Dördünce kuvvet” olarak ifade edilen medyanın ülkemizde güvenilirliğini yitirmiş olması, büyük bir talihsizliktir elbet… Şayet asli görevinin gereği olarak doğruya doğru, eğriye eğri parolasıyla hareket edilmiş olsaydı, zarar veren icraatların asgari düzeyde kalmasına, halkımız beklentilerine daha kısa zamanda çözüm üretilmesi güzelliğine katkı sunulacaktı ama vatandaşlarımızın belirttiği gibi medyamız; halkın gözü, kulağı, dili olma görevinden uzaklaşmıştır maalesef ve sektörün mensuplarından biri olarak hak veriyorum sitem edenlere…

Halkımızın güvensizlik içine girdiği diğer bir alan ise siyasettir ve akan yıllar içinde seçim meydanlarında halkımıza refah ve huzur türküleri okuyanların bu söylemlerini gerçekleştirmemiş olmaları, kendilerine duyulan güveni azaltmıştır büyük ölçüde…  Ülkemizin sorunlarını iyi bilen ve sorunlara çözüm üretebilecek kabiliyette çok sayıda yurttaşımız varsa da mevcut sistemde siyaset yapma şansı bulamıyorlar ve seçim sisteminde gerekli mevzuat değişikliği yapılmadıkça yönetme fırsatı bulamazlar bu kabiliyetli insanlarımız… Lider hegemonyasının nedeni mevcut seçim sitemidir ve daha önceleri de fırsat buldukça belirttiğim gibi; süper ligdeki takımların kulüp başkanlarını 15-20 bin kişi seçerken, Türkiye’nin yönetimine talip bir siyasi partinin genel başkanını 1200- 1500 delege seçmekte… Siyasetle uğraşanların kariyerlerini sona erdirerek yerlerine başkalarının gelmesine olanak tanımak istemedikleri bir gerçektir ve genel başkanların uzun müddet yerlerini koruyabilmeleri, mevcut seçim sisteminin sonucu olup, değiştirilmek istenmiyor bu nedenle…

Bir ülkenin medyasına ve siyasetine güvenin azalması büyük bir talihsizliktir ve her iki sektör arzulanan asli görevlerini yerine getirme duyarlılığı içine girmedikçe, sorunların ve beklentilerin üstesinden gelmek, söz konusu olmayacaktır kanımca da…

Yazarın Diğer Yazıları