Kurtuluş Savaşını büyük bir zaferle noktaladıktan sonra dış borçlarını ödeyen ülkemizde, kıt imkanlara rağmen küçümsenmeyecek hizmetler gerçekleştirildi ve muasır medeniyet düzeyini yakalama hedefi güdüldü aynı zamanda… Ne var ki bu hedefi yakalamada rötar yaptık ve rötarın nedeni elverişsiz icraatlardır maalesef… Şayet akan yıllar içinde ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, çekilen dikkatler doğrultusunda icraatlar sergilemiş olsaydılar bugün çekilen sıkıntıların çoğu yer almayacaktı ülkemizin gündeminde…
Tam bağımsızlık ilkeleri içinde en önemlisi olan ekonomik bağımsızlık konusunda bir değerlendirme yapmak isterim içine düştüğümüz ekonomik sıkıntıya yönelik olarak… Kapitülasyonlar, ülkemiz ekonomisinin önünde önemli engellerdi ve Lozan Barış Konferansında büyük tartışmalar yaşanmış, batılı devletler kendilerine kapitülasyonlarla tanınan ayrıcalıkların devamında ısrar ederek toplantıyı sonlandırmışlardı ama Kurtuluş Savaşımızın mimarı önder Atatürk bu nedenle orduya savaşa devam talimatı vermesi üzerine 2,5 ay sonra yine kendilerinin daveti üzerine görüşmeler yeniden başladı ve ülkemiz kurtulmuş oldu musibet niteliği taşıyan kapitülasyonlardan… Daha sonra İzmir’de İktisat Kongresi düzenlenerek hizmetleri kendi imkanlarımız ile yerine getirme hedefi güdüldü ekonomik önlemlerle ve o dönemlerde açılan tesisler istihdam sağlarken, ülke ekonomisine de katkı sundu aynı zamanda… 10’uncu Yıl Marşı’mızdaki “Demirağlarla ördük ana yurdu dört baştan” övüncümüzü bile kapitülasyonların kaldırılmasına borçlu olduğumuzu vurgulamak isterim ayrıca.. Zira, bu musibetlerden kurtarılmamış olsaydık el atma imkanı olmayacaktı demir ağlara…
Yine Kurtuluş Savaşından sonra bile 80 kuruşumuzun 1 Dolara tekabül etmesi, şüphesiz ekonomik bağımsızlık alanında gösterilen duyarlılığın bir sonucuydu ve ne yazık ki elverişsiz icraatlar, pula dönüştürdü paramızın değerini… Kağıt paramızdan 6 sıfır silinmesine rağmen, liramızın yabancı paralar karşısında değer yitirmeye devam etmesi, üzücü ve düşündürücüdür elbet…
İnsanlık dışı terör örgütünün uzun yıllar ülkemiz gündeminde kalması sağlıklı şekilde sorgulansaydı, bu sorun konuşuluyor olmazdı halen… Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan işsizliğin tırmanmakta olması, gereken önlemlerin alınmamasındandır ve yine kendi yağımızla kavrulduğumuz dönemlerde açılan tesislerin yaygınlaştırılması hedeflenseydi milyonlarca vatandaşımızın atıl durumdaki güçleri kazandırılmış olacaktı ekonomiye… Acıdır ki, yeni tesisler açma yerine siyasilerin arpalıklarına dönüştürülen tesisler sakız fiyatına çıkartıldılar elden… O tesisleri yüce devletin sırtında kambur konumuna taşıyanların, işsizliği aşağılara çekmekte oldukları sıkıntı, gün ışığındadır net olarak…
Sıkıntılardan ders çıkarılmadığına yönelik sayısız örnekler daha vermek mümkünse de yukarıda dile getirdiğim naçizane görüşlerimle yetineceğim sadece… Hatalardan ders çıkarılsaydı, yani olumsuzluklar sağlıklı şekilde sorgulansaydı, bugün birçok önemli sorun gündemimizde olmayacak ve bazı ülkeler gibi veto kullanma hakkına sahip ülkelerden biri olabilirdik kuvvetle muhtemel… Bunları düşündükçe kahrolmamak imkansız!...