Kurtuluş Savaşımızı yöneten eşsiz insan Atatürk’e zaman zaman yapılan hakaretler, sağ duyu sahibi her vatandaşımızın gönlünü dağlayarak nefretlerine yol açmakta… Bugünlerde yüce öndere hakaretleriyle bilinen Kadir Mısıroğlu’na, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından 9 Kasım öğleden sonra gerçekleştirdiği ziyaret de halkımızın büyük tepkisine yol açmış bulunuyor ve söz konusu tepkiye tanık oluyorum uğradığım tüm mekanlarda…
Atatürk olmasaydı, Türkiye diye bir devlet olmayacak ve şehitlerimizin kanları üzerinde inşa edilen bu güzelim vatanda, sahip olduğumuz kimlik ve makamlara sahip olmayacaktı hiç birimiz… Bunun aksini kimseler iddia edemez ve iddia edenleri bizlerden biri olarak görmek mümkün değil… Diyanet İşleri Başkanının “İnsani ziyaret” gerekçesiyle izah ettiği bu ziyaretini kimlerin “İnsani” olarak gördüğüne yönelik bir araştırma yapılırsa ne denli bir gaf işlediği gerçeği, anlaşılacaktır kanımca da…
Dün siyasi partilerimizin TBMM’deki grup toplantılarında MHP ve İyi Parti liderleri, çok sert sözlerle eleştirdiler Diyanet İşleri Başkanını… Devlet Bahçeli ziyaretin 10 Kasım’dan bir gün önce yapılmasını “Esef verici” olarak ifade ederken Prof. Dr. Ali Erbaş’a da “Gereğini yap” diye seslendi ve “istifa etmesini istedi” diye yorumlandı kamu oyumuzda… Meral Akşener de çok daha ağır sözlerle Erbaş’ı istifaya davet ederken, Genç İmam Hatipliler Derneği’nin de bu konuda yazılı bir açıklama yaparak; “İslam’ı temsil eden birisi toplumumuzu birleştirmeli, ayrıştırmamalı ve insanların nefretini kazanacak işlerde uzak kalmalı...” dediği gözlemlendi medya haberlerinde…
Diyanet İşleri Başkanının 9 Kasım’da Atatürk’e hakaretleriyle tanınan Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret etmesi birçok hemşerimin belirttiği gibi “İnsani bir ziyaret olamaz” ve düştüğü gaf nedeniyle kulak vermesi gerekir istifa etmesi çağrılarına… Kadir Mısıroğlu’nun “Keşke Yunan galip gelseydi, ne hilafet yıkılırdı, ne şeriat yıkılırdı” diye bir ifadenin sahibi olduğunun söylendiğini bilen halkımız, bizleri istiklalimize kavuşturan yüce öndere hakaret eden birinin Diyanet İşleri Başkanınca 9 Kasım’da ziyaret edilmiş olmasına tepkili olmayı sürdürüyorlar ve; “Prof. Dr. Ali Erbaş madem ki bu ziyaretini insani olarak ifade ediyor o halde istifa çağrılarına kulak vererek istifa etsin.. Hem istifa ederek gereğini yapmıyorsa o zaman gereği yapılsın!.. Oraya getirildiği gibi onu oradan almak da hiç zor değil!..” diye seslendiriyorlar görüşlerini…
Yazımı karalarken Erbaş; ne istifa etmiş, ne de alınmıştı görevinden… Özgürlüklerini, kimliklerini ve de makamlarını Atatürk’e borçlu olduklarını kabullenmeyenlere, akıl ihsan eylesin diyorum yüce yaradan!..