Metin Arıtürk

'GERÇEK, GECİKMEYİ SEVMEZ!'

Metin Arıtürk

Hangi alanda olursa olsun yapılması gerekenin gecikmesi zarar verir ve sayısız örneklerden söz edilebilir bu görüşün doğruluğunu tescil etmek bağlamında... Toplu taşımacılığa zamanında önem verilseydi,  şehir içi ulaşımda bir sıkıntı yaşamak söz konusu olmaz, şehirlerarası gidiş-gelişlerde halkımızın yaklaşık %90'ı demir yolu dışındaki diğer kara vasıtalarında seyahat etmek mecburiyetinde kalmazdı günümüzde... Trafik kazalarında başı çeken ülkelerden biri olmamızın nedeni de; mevcut kara yollarımızın, sayıları her geçen gün artan vasıtaları göğüsleme kapasitesinden uzak kalmış olmasıdır maalesef...  Uzun yıllar ülkemiz gündeminde yer alan insanlık dışı teröre karşı şimdiki gibi kararlı bir mücadele verilmiş olsaydı çok sayıda insanımız şehit olmaz ve büyük zarar görmezdi ekonomimiz...  Dünyanın birçok ülkesinin sahip olmadığı tarım potansiyelimizi en verimli şekilde geliştirme gayreti gösterilseydi, başta Buğday olmak üzere başka ülkelerden ithal etmek durumunda kalmazdık diğer tarımsal ürünleri... Üretime yönelik açılmış olup halkımıza istihdam sağlayan ve ekonomiye kazandıran tesisleri elden çıkarmayarak yaygınlaştırmayı hedefleseydik, asgari düzeyde kalacaktı işsizlerimizin sayısı... Sıraladığım örnekler;

"Ger

ç

ek, gecikmeyi sevmez!"

deyiminin ne kadar isabetli olduğunu belgeliyor kanımca...  Niye mi verme gereğini duydum bu örnekleri?.. Ülkemizin bir de deprem gerçeği var ve akan yıllar içinde yaşanan deprem afetlerinde birçok yurttaşımız yaşamını yitirirken, ekonomik açıdan da küçümsenmeyecek zararlar gördük aynı zamanda... Yıllardır dillendirilmekte olan bu gerçeğe rağmen doğal afetlerin sebebiyle verdiği can ve mal kaybının asgari düzeyde kalmasını sağlayacak tedbirlere gereğince önem verilmemiştir yine de... Depremde çok sayıda can kaybı yaşanması nedeni, binaların depreme dayanıksız olmalarıdır ve dayanıklı konuma getirilmesi kaçınılmazlık arzeden konut sayısı milyonlarla ifade edilmekte...  Hiç bir hizmet, insan canını korumak kadar önemli değildir ve ne var ki yeterince dikkate alınmıyor bu önceliğimiz... Son zamanlarda yurdumuzun bazı yörelerinde meydana gelen depremler adeta;

"Alınması gereken

ö

nlemleri geciktirmeyin!"

diye uyardığı halde depreme dayanıksız binaların hızla dayanıklı konuma getirilmesinin hedeflenmediğini, yani gerçeğin geciktirildiğini söylemek,  haksız bir eleştiri olmaz asla!.. Çankırı Çerkeş'te 4,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini dile getiren haberi dinlerken ürktüm ve

olası b

ü

y

ü

k bir depremin ayak sesleri artık duyulmalıdır

diye seslenme gereğini duydum etkili ve yetkililere!..

Yazarın Diğer Yazıları