Sporun amacı; “Kardeşlik, birlik ve beraberlik” diye ifade edildiğine göre spor dalları arasında en yaygın olan futbol müsabakalarında da söz konusu amacın hedeflenmesi gerekir ama, arzulanan bu güzelliğe gölge düşürüldüğüne tanık olunmaktadır zaman zaman ve böyle bir duruma sağ duyu sahibi tüm vatandaşlarımız üzüntü duymaktadır kanımca…
Geçen Pazar günü iki ezeli rakip Fenerbahçe ve Galatasaray arasında oynanan derbide kazanan taraf Galatasaray olunca, yurdun her yerinde kutlamalar düzenleyen Galatasaray’lı taraftarlar galibiyet sevincini yaşadılar ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde coşkulu kutlamalarda bulunun Galatasaray’lı taraftarlar, Fenerbahçe taraftarlarınca gösterilen tepki sonucu birbirlerine girince polisimiz, biber gazı kullanarak ayırmak zorunda kaldı kendilerini… Başka yerlerde de benzer gerginlikler yaşandığı ve üzücü bir durumun meydana gelmediği bilgisine ulaştığım için, ülkemiz gündeminde yer alıyor olmasından derin üzüntü duydum bu tür davranışlara…
Sporun en çok sevdiğim dalı futboldur ve bir zamanlar ben de top koşturdum stadımızda… Ezelden beri Fenerbahçe taraftarıyım ve takımın oynadığı maçlarda galip geldiğine tanık olduğumda sevinir, kaybettiğinde üzülürüm ama üzüntüm, galip gelen takımın taraftarlarına karşı öfkeye dönüşmez ve ağza alınmayacak deyimler kullanmam asla!.. Yani Fenerbahçe’nin oynadığı her maçta galip gelmesinin arzusu içinde sonucu beklemekte isem de mağlup olması durumunu da hazmediyor, içime sindirerek saygı duyuyorum rakip takımın galibiyetine.. Taraftarların benimsemediğim bir tutumları da Kulüp Başkanı ve kulüp yönetimine ağır sözlerle yüklenmeleridir takımları mağlup olduğunda… Oysa tüm kulüp başkanları ve yönetimlerinin hedefi, her maçta galibiyet almaktır ve bunun aksini söylemek abesle iştigal etmekten başka bir şey değildir elbet…
Süper ligde koşturan futbolculara gelince; çok iyi para kazanıyorlar ve bu nedenle giydikleri formanın hakkını vermek için ellerinden geleni yapıyorlardır mutlaka… Beklenen galibiyetlere imza atamıyorlarsa taraftar üzülmeli, ancak; birbirlerine girmekten kaçınmalılar yine de… Öyle ya; bilet alarak stada koşan taraftarın galip gelme dışında bir beklentisi olmadığına göre neden kavgaya tutuşsun milyarları devşirenler için… Yani takımları kazandı mı sevinmeli, yenildi mi üzülmekle yetinmeliler sadece…
Fenerbahçe ve Galatasaray, ülkemiz futbolunun en çok taraftarına sahip olan takımlarıdır ve her iki takımın maçları daha büyük heyecanı kucaklıyor bu nedenle… İki ezeli takımın bünyesinde çok ünlü futbolcular top koşturmuştur ve şu an ebediyete intikal etmiş olanlardan bir Fenerbahçeli ile bir Galatasaray’lı futbolcunun milli takım forması altında dünyanın ünlü Macar milli takımını 19 Şubat 1956’da 3-1 yenmelerine yönelik yazılan destanda, kendilerine yer verilen kıtaları aktaracağım gururla…
A milli takımının “Ordinaryüs” lakaplı Fenerbahçe’li Lefter Küçükandonyadis için:
“Kaldırımlar, caddeler insan akan bir dere
Kapılar tribünler cendere mi cendere
40 bin ağız bir sesle haykırıyor stattan
Ver Pasını Lefter’e yazıversin deftere”
“Taçsız Kral” ünlenen Galatasaray’lı Metin Oktay için de;
“Benden de bir gol deyip tıktın ağlara Metin
Ufak tefeksin ama, ceviz gibisin çetin
Yumruğunu yaladı karşında yutkunanlar
Yok ki yenilsin etin, çeliktir iskeletin” denmişti maçın destanında…
Bu düşünceler içinde Fenerbahçe takımının taraftarlarından biri olarak yürekten kutluyorum Galatasaray’ın galibiyetini…