Ekonomik açıdan çok zor bir süreçten geçiyoruz ve korona virüsü nedeniyle birçok iş yerinin kapatılması, işsizler ordusunun çoğalmasına yol açtı maalesef... Öldürücü salgının yaygınlaşmaması için tehlikeli addedilen iş yerlerinin kapatılması kararının doğru olduğu tartışılmazdır ama bu insanlarımızın yaşamak durumunda kalacağı mağduriyetlere yönelik olarak ciddi önlemler gerektiği gerçeğini göz ardı etmemek gerekir kanımca da...
ABD, Almanya, Fransa ile başka ülkelerin vatandaşlarını rahatlatmak için aldıkları belirilen önlemlere bakıldığında, neden ülkemizde de benzer önlemler alınmıyor diye düşünmeden edemiyor vatandaşlarımız ve bu beklentilerinde haklılar elbet... 143 bin işletmenin kapatıldığından söz edilirken, 29 bininin hazine malı üzerinde kiracı oldukları ve kiralarını ödememeleri halinde bunun 1 Mart-30 Haziran 1920 tarihleri arasında tahliye nedeni sayılamayacağına yönelik alınan kararın diğerleri için de uygulanmasını sağlayacak düzenlemeye gidileceğinin de dile getirildiğini belirten bazı vatandaşlar; “İyi de şimdi kiramızı ödeyemiyorsak, iş yerlerimiz kapalıyken günü geldiğinde nasıl ödeyeceğiz?.. Böyle bir önlem yerine; elektrik, doğalgaz ve benzer zorunlu ihtiyaçlarımızdan birkaç ay ücret alınmaması hedeflenmeli...” sözleriyle dile getiriyorlar görüşlerini...
Korona virüsü tehlikesi yokken sayıları milyonlarla ifade edilen vatandaşlarımızın nasıl geçindiklerinin düşünülmesi gerektiğine dikkat çekiyordum fırsat buldukça... Şimdi işsizlerimizin yanı sıra iş yerlerini kapatan esnafımız da katılmış oldu işsizler ordusuna ve bu olumsuzluk çok büyük bir talihsizliktir maalesef.. Başkaca borçların ertelenmesi hususu da, özellikle küçük esnafımızı rahatlatmayacaktır anlaşıldığı kadarıyla... Arzulanan rahatlamanın gerçekleşmesi için borçları ertelemek yanı sıra faizsiz olarak yapılandırılmasına imkân tanınmalı ki, daha çok sıkıntıya düşülmesin ertelemenin ödeme tarihi geldiğinde...
Ölümcül virüse karşı verilen mücadeleden en iyi sonucu alabilmek, vatandaşlarımızın karşı karşıya kaldığı ekonomik sıkıntıların asgari düzeyde kalmasını sağlamakla mümkündür ancak ve sosyal devlet olmak da bu beklentinin en iyi şekilde yerine getirilmesini gerektirmekte... Önemli gereklilik yerine getirilmediği taktirde icra edilecek hiç bir hizmetin kıymet-i harbiyesi olmayacaktır asla!...
Topyekûn el birliğiyle karşı karşıya kaldığımız badireyi en az zararla kurtarabiliriz ve bu hedefi yakalama noktasında sıkıntıların mümkün mertebe paylaşılması hususu her şeyden çok daha önemlidir kesinlikle... Başka ülkelerde olduğu gibi maddi alanda sıkışacak olan halkımızı rahatlatacak gerçekçi önlemlerin bir an önce yaşama geçirilmesi beklentisine, önemle dikkatini çekiyorum etkili ve yetkililerin!..