Metin Arıtürk

EN ÖNEMLİ SEKTÖRDE ÜZEN BAŞARISIZLIK…

Metin Arıtürk

Ülkemizin en önemli sorunu” olarak ifade edilen ekonomiyi düze çıkarmak için acil ve ciddi önlemler alınması kaçınılmazlık arz ediyor ama, süslü söylemler dışında alınan bir önleme tanık olmuş değiliz halen… Bir ülke ekonomisini güçlü kılmada en önemli faktör, daha çok üretmek ve üretilenin fazlasını başka ülkelere ihraç etmektir elbet… Bu gerçeğe bakıldığında, sayılarının 10 milyon üstünde olduğuna muhakkak gözüyle bakılan işsizlerimizin olması, söz konusu beklentinin elde edilmesine gölge düşürdüğüne hükmetmemek mümkün değil kanımca da… Son yıllarda ülkemizin çok elverişli olan tarım potansiyelini çıkmaza sokan yanlış politikalar sonucu Buğday başta olmak üzere tarımsal ürünlerin çoğunu başka ülkelerden ithal etmek mecburiyetinde kalmamız, üzücü olduğu kadar düşündürücü… Öyle ya; çok elverişli olan tarım potansiyelimizin gerilemesine yol açan bir durumla karşı karşıya kaldığımıza göre; S-400 savunma füzeleri, ya da F-35 savaş uçaklarına benzer savunma araçları üretebilme noktasına kısa zamanda gelebileceğimizden söz edilebilir mi hiç?..

Bir zamanlar tarım sektörü sayesinde  dünyanın kendi kendine yeterli 7 ülkesinden biriyken, şimdi  bir çok tarımsal ürünü başka ülkelerden ithal ediyor olmamızın, açıklanacak hiçbir haklı gerekçesi olamaz ve  yanlış tarım politikalarından kaynaklandığının aksi söylenemez bu üzücü olumsuzluğun… Gerçek buyken, tarım ve hayvancılık alanında iyi durumda olduğumuzun ifade edilmesi, “Tuhaflık” olarak değerlendirilmektedir kamu oyumuzda…

Gıda ile sebze ve meyve fiyatlarındaki tırmanışın nedenlerinden en önemlisinin “Üretimdeki azalma” olduğu görüşünü paylaşanlar; “Bu sektörde uğraşanlar, yükselen maliyetler yüzünden zarara uğruyor ve haklı olarak mesleklerini icra etmekten vazgeçmeyi yeğliyorlar. Ekili alanların azalmış olması bunu gösterirken, yine de elverişlilik arz eden tarım sektöründen en iyi üretimi alabilmeye yönelik ciddi önlemlere tanık olmuyoruz..”  diyerek tepkilerini dile getiriyorlar önemli konuda sıkıntıya düştükleri için…

Geçmişte en yetkili ağızca “Ekilmeyen bir karış arazi kalmayacak” ifadelerine rağmen ekim alanlarının küçülmesi, en değerli sektörün gerçekçi anlamda sahiplenilmediğinin kanıtıdır ve yakında Kırmız Et ithalatında oranın artacağına yönelik söylemler, halen tarım ve hayvancılık sektörlerini hak ettikleri noktaya ulaştırma beklentisinde arzulanan sonucun elde edilemeyeceği değerlendirmesine yol açmakta…

Tüm dünya ülkelerinin önem verdikleri tarım sektöründe, dünyanın kendi kendine yeterli 7 ülkeden biri olma yanı sıra, tarım ürünlerini ihraç eden sayılı ülkelerden biri olma sıfatını da elde etmemiz gerekirken, sahip olduğumuz çok elverişli potansiyeli yanlış tarım politikaları yüzünden heba etmiş olmamız, büyük talihsizliktir ülkemiz ve halkımız adına… “Ekilmeyen bir karış arazi kalmayacak” diyenler, birçok hazine arazisinin halen atıl durumda olduğunu bilmiyorlar herhalde?  Bu araziler kullanılmak üzere bedava olarak vatandaşa dağıtılsaydı ve bu arazilerde sadece soğan ile patates ekilseydi, büyük artış meydana gelir miydi bu ürünlerin fiyatlarında?.. Bu boş araziler hayvancılığı kucaklayacak ahıllarla donatılarak vatandaşlara dağıtılsa, Kırmızı Et ithal etmeye gerek kalır mıydı başka ülkelerden?...

Kırsal kesimlerin ekonomiye kazandırılması için atıl durumdaki hazine arazilerini değerlendirmenin çok isabetli olacağına ilgililerin dikkatini çekerken, çok elverişli olan tarım potansiyelimizden gereğince yararlanma başarısına ulaşılmadıkça başka sektörlerde başarılı olunamayacağını da vurgulamak isterim bir kez daha…

Yazarın Diğer Yazıları